aylardır turkceye cevrilmesini bekliyordum ama pdf'ini bulunca bari okuyayim dedim ve en sevdigim kitaplardan biri oldu.
zaten uzun zamandir fredrik backman'in kitaplarini okumak istiyordum, sadece dogru kitabi bulmayi bekliyordum. goodreadste takip ettigim herkesin bu kitaba 5 yildiz verdigini gorunce benim de okumamin zamani gelmis dedim. ve bence fredrik backman'i okumaya baslamak icin en dogru ve mukemmel kitabi secmisim.
oncelikle bazilari louisa'yi sinir bozucu bulmus ama o da kendince hakliydi. sonucta sadece 18 yaşındaki bir kiz ve yasindan daha buyuk sorumluluklar altinda ezilmek istemiyor. o yuzden aldigi kararlardan dolayi asla kizamadigim bir karakter. hele ki ted'le aralarinda olusan arkadaslik o kadar tatli ki. her ne kadar ted'in sinirini de bozsa onu hic terk etmemesi, sabirla sorularina cevap vermesi, kalbi kirilmasin diye hikayenin uzucu kisimlarini kismen degistirmesi...
bu kitapta en cok baglandigim karakter ted sanirsam. aslinda en basta kim'di fakat kitap ilerledikce ve ted'i tanidikca ona daha cok benzedigimi fark ettim. en basta gruptaki en nahif olanin sanatci ruhu yuzunden kim oldugunu dusunurken sonradan ted oldugunu fark ettim.
joar ve ali... onlar hakkinda ne soylesem spoiler olacak gibi geliyor. ama joar'in ali'ye olan bagliligi goz yasartici.
arkadas grubunun hikayesi cok guzel yazilmis gercekten. yazarin hikaye anlaticiliginin iyi olmasini bekliyordum ama bu kadar begenecegimi dusunmemistim. karakterlere o kadar baglandim ki asagi yukari 8 saatte bitti.
ama benim gozumde bu hikayenin asil kahramani kim degil, onu sanata yonlendirip cesaretlendiren christian. kim'le oturup duvar boyadigi o sahne cok guzeldi bence. evet, christian'in annesi hep oglunun bir sanatci olacagini dusunerek onu yetistirse de bu olmamis. ama onun yerine,