Nina, hırsız ve dolandırıcı genç bir kadındır. Hayatın getirdiği sıkıntılardan sonra istemeden başlamış olsa da bu işte profesyonel olmuştur. Ancak annesinin kanser tedavisi için gereken para, öyle kolay bulunacak miktarda değildir. Büyük bir karar alır ve geçmişte kinini tuttuğu zengin bir aileyi ortağıyla birlikte soymaya karar verir. Ancak zaman geçtikçe işler planladığı gibi gitmez. Hikaye hiç beklenmedik bir şekilde son bulur.
Tamamen güvensiz, kimsesiz bir ortamda yetişen Nina'nın yavaş yavaş kırıldığını görmek gerçekten çok üzücü. Bir insan bu kadar mı darbe alır sevdiklerinden? Bunu düşünmeden edemedim. Evrensel olan sosyal sorunlara, toplumsal sınıflardan kaynaklı sıkıntılara öyle güzel değinmiş ki yazar, hiçbir cümle eğreti kalmamış. Son sayfasına kadar akıcı bir kalemle yazılan bı eser polisiye türünden ziyade psikolojik bir kitap. Zira hem Nina'nın hem de soymayı düşündüğü Vanessa'nın gözünden ve dünyasından okuyor, onların psikolojik bocalamalarına şahit oluyor ve enteresan bir şekilde kimi okursak ona hak veriyoruz.
Güzel bir kitap, güzel bir çeviri...