"Ve lillahi esmaül - hüsna fed'uhu biha": "En güzel adlar, Allah-ı Teala'nındır. O'na bu adlarda dua edin!" Bu sıfatlarla yüklü isimler, Kur'an'da ayetlerle yerli yerinde anılarak geliştirilmiştir...
Barbarlıktan kalma gelenek-görenekle, köylülerimizde, esnaflarımızda yaşayan "Batıl itikadlar"ı kara kedi önünden geçmemek, tırnak kesmemek, salı sallanır diye çamaşır yıkamamak, elleri bağlamamak, ayak ayak üstüne atıp dinlenmemek, ateşi erkeğin üflememesi gibi inanışlar, İslamiyet içine girmiş olsa da kolayca terkedilmişlerdir. Çünkü modern çağın insan aklını ilerleten bilgileri, sentezleri karşısında bu tür barbar-vahşi gelenekleri tutunamazlar.
Zilzal [Zelzele] Sûresi, 7 ve 8. ayetler: "Kim bir zerre denli iyilik yapmışsa bulacak onu" "Kim bir zerre denli şerre sapmışsa bulacak onu"... Kur'an'dan yüzlerce yıl sonra, yaşamını tarihsel maddecilikte savaşarak geçirmiş bizim deyişlerimizle, Kur'an ayetlerinin paralelleşmesi tesadüf sayılabilir mi?