Mོ

Mོ
Biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz
Hadis-i Şerif: "Sizden biri, kendisi için istediği bir şeyi kardeşi için istemedikçe hakkıyla iman etmiş sayılmaz." Yermük'te, savaş bitmiş, savaş meydanında yaralılar var. Huzeyfe (ra), elinde bir kırba su ile dolaşırken, "su" diye inleyen amcasının oğlu Haris'i görüyor. Suyu ona götürdüğünde yakında "su" diye inleyen İkrime (ra) fark ediliyor. Haris, İkrime'yi işaret ediyor, kırbadaki suyu ona gönderiyor; Huzeyfe oraya gidiyor, fakat ona gittiğinde Ayyâş'ın (ra) inlemesi işitiliyor, o da "su" diye inliyor; İkrime de "O arkadaşıma götür." diyerek reddediyor suyu ve Ayyâş'a götürdüğünde ise onu ölmüş buluyor. Tekrar İkrime'ye dönüyor, o da ölmüş. Haris'e geldiğinde o da ruhunu teslim etmiş...
Reklam

Mོ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
51 günde okudu
·
2023 3. kitabı
İsmet Özel
9/10 · 1.384 okunma
...hepimiz sadece felâketi önleyecek tutum ve davranışları birer umut ışığı sayıyoruz. Bırakın felaketi önlemeyi, hangi hareketlerin felâketi geciktireceğini düşünüyorsak onlara yer açmaya dünden razıyız. Bu sebeple eleştiriler bir ideali veya ideal bir durumu ölçü alarak yapılmıyor.
Biz Müslümanlar yerküre üzerinde insan oluşun tek gerekçesiyiz. İnsanlığın bir parçası değiliz. İnsanlığın mihveriyiz. Kâbe yalnızca dünyanın değil, kâinatın merkezidir. Her namaz kılan ezelî ve ebedî gerçekliğin tek mümkün ifadesine ulaşan davranışı göstermiş oluyor. Her oruç tutan yaratılmış yaratıkların tek mümkün konumunun ne olduğunu belirtmiş oluyor. Her zekât veren dünya hapishanesinden kurtuluşun tek mümkün yolunu genişletiyor. Her kelime-i şahadet getiren Alfa ve Omega arasındaki, ilk ve son arasındaki hakikati idrak ediyor.
Toplum hasta, çünkü biz insanlar kaderimizin kendi elimizde olduğu varsayımına uygun davranıyoruz. Karşımıza çıkan meselelerde çözümü yine o işi mesele haline getirenden bekliyoruz. Kendimizi "müstağni" saysak bile, kendi istiğnasından güç alarak hareket edenlerle birlikte yaşamayı reddetmiyoruz.
Reklam