Sağanak yağmurlu bir günden yazıyorum. Tenime kavuşan her bir damla iliklerimden ulaşıyor sana, bazen denize. Her bir damlası senin gibi okşuyor saçlarım, yanaklarımı... Öylesine ince, öylesine narin ki dursun istemiyorum. Çünkü tıpkı yanımdasın, tıpkı yanı başımdasın gibi sıcak ellerin. Islandıkça çiçek çiçek oluyor gönlümün bahçesi. Sen saklısın çünkü tüm damlalarda. Bu yüzden yavaş yavaş, ilk adımlarını atan bebek gibi yürüyorum. Papatyalar, orkideler, güller... Hepsini sana, seninle büyütmek istiyorum. "Sağanak yağmurlu bir günden yazıyorum. Gökyüzümü ikiye bölen şimşekler, senin de gökyüzünü ikiye bölüyorlar biliyorum."Sen korkarsın, elinde sıcacık bir kahve, kareli battaniyenin altında üşürsün. Titriyorsundur şu an eminim, belki korktuğundan belki üşüdüğünden. Ben korkuyorum mesela. Gökyüzüm ikiye bolündüğünden değil, belki korktuğundan belki üşüdüğünden. Sağanak yağmurlu bir günden yazıyorum. Şemsiyenin altında mutlu mutlu yürüyen çift seni düşürüyor içime. Bende eksik kalan sen çığlıklar atıyor. içimde yükseliyor ses, kulaklarımda son buluyor nefesin. Fısıldıyormuşsun gibi fısıldıyorum sana, aslında bir boşluğa. Kimse duymuyor ne dediğimi. Her kelimemi onlara çarpan damlacıklara zarflıyorum sen duy diye. Çünkü biliyorum bu yağmur senin de yağmurun.
~Özen ACAR~