Velat Enüştekin

Velat Enüştekin
@matgeomat
Yitirince anlamını Ucu yanık mektuplar gibi Şiirler yazamaz oldum Yüreğimin kanaması bitince Çıkardım bir bir batırdığın dikenleri Kırlangıç uçacağı yeri unutur mu? Göç vakti gelince Sessiz sedasız gidiş ertelenir mi Yarınlar tükenince Sevgi yapbozdan bir oyun mu Bir hamleyle devrilen Kağıtta kalsın yazılan Suya düşünce silinmeyen Islanınca kirpiklerin Gelmesin aklına düşen Eğer ki pişmanlıksa sevmeler Nasıl olsa bir gün Sevginde biter ~Melek Dalgıç~
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Güzel olan her şey yarım kalır, filmler en güzel yerde sonlanır. Çok mutluyum dediğin yerde hüzün kendini hatırlatır. Çocukluk kısadır, gençlik azdır. Ve bebeklik sanki hiç yaşanmamıştır. Vefa azdır sadakat sınırlıdır. Verilen sözlerin ömrü kısadır. Çok seversin çok çabuk gider. Güzel rüyalar en güzel yerinde biter. Güzel olan ne varsa en sevdiğin şarkı gibi kısacıktır, çabucak bitiverir... ~Cahit Zarifoğlu~
1000Kitap
Tuhaf bir adam oldum. Kendimle konuşuyorum evin içinde biraz da şu koltuğa oturayım, diyorum. ~Şükrü Erbaş~
Sağanak yağmurlu bir günden
Sağanak yağmurlu bir günden yazıyorum. Tenime kavuşan her bir damla iliklerimden ulaşıyor sana, bazen denize. Her bir damlası senin gibi okşuyor saçlarım, yanaklarımı... Öylesine ince, öylesine narin ki dursun istemiyorum. Çünkü tıpkı yanımdasın, tıpkı yanı başımdasın gibi sıcak ellerin. Islandıkça çiçek çiçek oluyor gönlümün bahçesi. Sen saklısın çünkü tüm damlalarda. Bu yüzden yavaş yavaş, ilk adımlarını atan bebek gibi yürüyorum. Papatyalar, orkideler, güller... Hepsini sana, seninle büyütmek istiyorum. "Sağanak yağmurlu bir günden yazıyorum. Gökyüzümü ikiye bölen şimşekler, senin de gökyüzünü ikiye bölüyorlar biliyorum."Sen korkarsın, elinde sıcacık bir kahve, kareli battaniyenin altında üşürsün. Titriyorsundur şu an eminim, belki korktuğundan belki üşüdüğünden. Ben korkuyorum mesela. Gökyüzüm ikiye bolündüğünden değil, belki korktuğundan belki üşüdüğünden. Sağanak yağmurlu bir günden yazıyorum. Şemsiyenin altında mutlu mutlu yürüyen çift seni düşürüyor içime. Bende eksik kalan sen çığlıklar atıyor. içimde yükseliyor ses, kulaklarımda son buluyor nefesin. Fısıldıyormuşsun gibi fısıldıyorum sana, aslında bir boşluğa. Kimse duymuyor ne dediğimi. Her kelimemi onlara çarpan damlacıklara zarflıyorum sen duy diye. Çünkü biliyorum bu yağmur senin de yağmurun. ~Özen ACAR~
İnsanlar ne zaman gözleri ile değil de gönülleri ile sevmeye başlarsa, aşk kelimesi ancak o zaman can bulacak. Aşk; özlemle, utançla, hasretle, acıyla, sevgi ve saygıyla dirilir.Aşkın anlamı dünyada o kadar güçlüdür ki; eskiden sevmeye korkan insanlar varken, şimdi sevdayı oyuncak diye tutanlar var. Gerçek aşk birimizin yüreğine zuhur etse, dünyayı bir köşeye iter, onu kirletmemek için yalnızlığa çekilirdik.Sevmeyin demiyorum.Sevin.Ama adı sevmek olsun diye değil, gerçekten sevdiğiniz için sevin.Sevmeyi göze alabiliyorsanız, aşkı kendinize layık görebiliyorsanız sevin. Çünkü aşk; acı çekmektir. Aşk; iki ömrü bir yürekte taşıyabilmektir. Aşk; içinizde olan tüm depremlere rağmen sapasağlam durup onu mutlu etmektir. Aşk; kendinizden geçip, ona gitmektir. . . .