Tek başına kalıp rahat rahat çalışmayı seçen, yalnız birkaç dostuyla görüşmek isteyen adam, insanlar arasında ve dünyada kendine en çok güvenen adam olarak çıkabilir karşımıza.
Gerçekten sevilmeye değer şeyleri candan sevdik mi, sevgimizi önemsiz, tatsız tutsuz ve boş şeylere harcamaktan sakındık mı, yavaş yavaş aydınlığa varır, gücümüzü pekleştiririz.
İçten, candan yaşayan, gerçek acılar ve hayal kırıklarıyla karşılaşıp da yıkılmayan adam, her işi rastgelen ve bir bakıma bolluk içinde ömür süren adamdan daha değerlidir.
“Doğru adam” olmak iyidir, gün geçtikçe daha doğru olmaya çalışmalı, doğru olmak için de “içine dönük bir ruh adamı” olmak gerektiğine inanmak yerindedir.