Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ashabına:
"Size İslâm âliminden haber vereyim mi?" buyurdular. Ashâb:
"Evet, ey Allah'ın Resûlü." deyince Peygamberimiz:
"İslâm âlimi; insanlara Allah'ın rahmetinden yani esirgeyip bağışlamasından ümidini kestirmeyen ve Allah'tan başka şeylere bağlanarak Kur'ân'ı terk etmeyendir. Haberiniz olsun. Bilgisiz yapılan ibadette, anlaşılmayan ilimde ve düşünülmeden okunan Kur'ân'da hayır olmaz." buyurmuşlardır.
"Âlim yalnızlıktan sıkılmaz. İlmi kendisine dost olur. Kitaplarından teselli bulan; hiç üzülmez. Kur'an okumaya alışan, sevdiklerinin ayrılığından sıkılmaz. İlim gibi dost sırdaş, hilm (yumuşaklık) gibi yardımcı yoldaş yoktur."
Hasan Basrî'den rivayet olunan bir hadiste, bu ümmet içinde de; içi dışı bir olmayan, kalbindekinin zıddına sahte sevgi gösteren bilginlerle, ikiyüzlü, riyakar dindarların geleceği mucize gibi daha o zamandan haber verilmiş.
Maverdi der ki; “Musibetleri kolaylıkla atlatmanın ve acıları hafifletmenin yolları vardır. Tahammülsüzlük musibetlerden doğan acıları daha da artırmaktadır. Musibetler karşısında sabırlı ve metanetli davrananlar onların etkisinden daha çabuk kurtulabilir."