Keyifli günler kitap severler. Bugün, kalemini ve kendisini çok sevdiğim, ablam gibi olan Meral Kır’ın Gerçek Sensin kitabının yorumuyla sizlerleyim.
Mina, 1989 yılında Adana’da aşık olmuştu Joseph’e. Bu aşk imkansızdı ve ikisi de onları bekleyen geleceği hak etmemişlerdi!
2020 yılında MİT Başkanı Sinan Öztürk’ün evini ziyaret eden Bakan Murat, Sinan’a bir dosya uzatmış, içindeki kişinin bulunmasını rica etmişti. Murat, evden çıkmış, Sinan odasına geçip koltuğa oturmuştu ki o andan sonra gördüğü ilk şey; iki gündür uyuduğu hastane odasıydı!
Sinan bile kendisine bir dosya verileceğini bilmezken biri, onun odasından dosyayı çalmıştı!
Elif Güven, bu dosya da yardım etmesi için Sinan'ın yanına gönderilmişti. Genç kadın yıllardır Sinan Öztürk’e hayrandı ve ondan bir şeyler gizlemek onu, çok yıpratıyordu ancak buna, mecburdu!
Elif ve Sinan, bir yandan dosyadaki kişiyi bulmaya çalışırlarken bir yandan da aralarındaki çekime karşı koymaya çalışıyorlardı ayrıca bir de Sinan’ın Elif’e karşı güvensizliği vardı!
Ardında ipuçları bırakan kişi onlardan “gerçeği” bulmalarını istiyordu.
Peki, dosyadaki kişi kimdi ve Sinan, o “gerçeği” bulabilecek miydi?
Heyecan, merak ve kurgusuyla beni saran çok güzel bir kitap okudum. İçinde; ne ararsanız bulabileceğiniz, akıcı anlatımıyla sizi sürükleyecek, merakın peşinizi bırakmayacağı, “neler olmuş,” diye diye heyecanla bitirebileceğiniz bir kitap Gerçek Sensin. Karakterleri ayrı güzel hikayesi, hem üzücü hem de etkileyiciydi. Özellike 1989 yılındaki yaşananlar beni çoook etkiledi. Joseph ve Mina’ya kıyamadım. Sinan ise görünüşünün aksine bence çok ama çok tatlıydı ve beni, büyüledi. Çok acılar yaşamış olan Elif ise güçlü duruşuyla, takdirimi kazandı. Ve Sinan gibi birini anca Elif büyüleyebilirdi. Sinan, “gerçeğin” ne olduğunu