rûberû

rûberû
@maviduvarim
“bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini”
Dostluklarım, gençliğim, ömrüm böyle avuçlarımdan akıp gidiyor gibi sanki. Gerçek manada hissettiğim ne varsa yitirmişim gibi, hüzün hariç. Bir itiraf; belki de bu yüzden sık sık hüzünleniyorum, hüzünlenecek şeyler buluyorum. Kalbimin hala yerinde olduğunu anlamak için. Fakat bir süre sonra bu da yoruyor, o hüzünden ve genellikle de beraberinde gelen suçluluk duygusundan kaçıyorum. Bu kaçış bu gidiş nereye, bilmiyorum. Sadece kum misali parmaklarımın arasından akan günlerimi seyrediyorum. Allah hepimize hislerimizin, anın farkında olacağı; duygularını itidalle yaşayacağı; takvim yapraklarını üst üste koyup geçen günleri saymak yerine o günleri gerçekten yaşayacağı güzel ömürler nasip etsin... Ha bir de, hiç istemediği halde, en çok bundan korktuğu halde, dostlarıyla sınanmaktan korusun 🥹 Zormuş; büyümek, değişmek ve dostunun dostluğunu yitirmek.
Reklam
Okuyunca mutlu hissettiren, kurgu bir kitap önerebilir misiniz? Mümkünse serinin parçası bir kitap olmasın 😊
yaz akşamlarının camdan içeri giren serin yatsı ezanını duymak bile kalbimi yakıyor artık. 2 sene evvel, abdestimizi alıp yetişecek miyiz diye koştururduk camiye. alışsınlar, sevsinler diye. ben de seveyim diye. bize alışsınlar hem de çocuklar camiye alışsın diye. çıkışında dondurma yemek için, camide koşmak için, minbere çıkmak için, imam sana çikolata versin diye, beraber vakit geçirelim diye, artık ne içindi bilmiyorum ama çok mutluydun sen camide ibrahimim. ama artık daha mutlusun, daha güzel yerlerdesin, artık hasta değilsin, dipdirisin. arkadaşlarına selam söyle, inşallah Kasım b. Muhammed'e selam söyle. Hz. İbrahim'in bahçesindesin, bizi de an.
"ben ki zamansız bahçeleri kucakladım güzeller bende kaldı ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim"
"O şimdi saçlarını hiçbir rüzgara emanet edemeyecek kadar yorgundur; bırakın uyusun, bırakın uyusun..."
Reklam