Görenekleri izledikçe bir robot gibi davranırız, toplumun ya da topluluğun izdüşümünde yaşarız. Ama toplum ya da topluluk ne insani ne de insanüstü bir şeydir , yalnızca salt göreneklerin mekanizmasıyla etkili olur , kimsenin sorumlu ve bilinçli yaratıcı öznesi olmadığı göreneklerin.
Dahası var : Sonsuzluk, ortam koşullarından bağımsız , her yerde birden bulunabilen bir varlık fikrini insanın zihninde doğuran, onun kendi ortamına kaçınılmaz bağımlılığıdır. Belli bir zamanın ve mekanın varlığı olmak acı verir insana . Zamana ve mekana o kölelik , sonsuzluk biçiminde yansır düşüncesine . Sonsuz olmak ister insan , çünkü onun tam tersidir .