Humeyra

Kendini, hiç bitmeyeceğini sandığı bir gösteriye gelmiş de, gösterinin bitmesi üzerine şaşkına dönen, panayır yerinden ayrılmağa bir türlü gönlü razı olmayan çocuklar gibi duyuyor ansızın. Bunu duyduğu için de utanç burguluyor içini. Çocuk olmadığını, olamayacağını düşünmeği gereksemesi bile ayıp. Hem yalnız şehirde değil, burada, bu anda bile ayıp.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Reklam
Oysa şimdi, bunda da yanıldığını sanıyor, düşünüyor... Ölüme karşı çarpışmak gerek. Ölüm, ancak, gelip tepene dikildiği, seni, gözünün yaşına bakmadan yanına alıp götürdüğü anda, onu kabul etmelisin.
Sayfa 54·Kitabı okudu
İnanmanın kolaylığı, korkunç ölçüdeki güç kolaylığı içinde kendini düşünmemiş gibi hiç... Yalnız, bir çeşit öfke biriktirmiş gibi yüreğinde... Patlak vermek için önemli bir anı bekleyen, öyle küçük küçük olaylarda kendini harcamağa yanaşmayan, ama olayın önemlisini bir türlü gelmiş sayamayan bir öfke.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Yıllarca dilim alıştığı, aklım alıştığı için inandığımı sandığım şeylere, gerçekte inanmadığımı bugün anlıyor, bu inanç uğruna zindana atılmağı korkusuzca yüzleme gücünü kendimde bulamıyorsam, yeni bir şeye nasıl inanabilir, nasıl herkesle birlikte kendimi de bir kez daha aldatabilirim?
Sayfa 45·Kitabı okudu
Tartışılacak şeylerin neler olduğu önceden belli zaten. Bunların tartışılması bile gerekli değil. Tartışılması, herhangi bir sonuca da ulaştırmıyor; yalnız, birkaç kişinin birkaç saat boyunca birtakım büyük adlar sayıp gölgelerine sığınarak, "bence" sözünü her cümlenin altında sezdirerek olmadık saçmaları kafalara kaka kaka yinelemesinden öteye geçmiyor. Geçmiyordu.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam