ef

ne dem bâki, ne gam bâki.
Reklam
Geçen yıl edebiyat dersinde Fuzuli'nin Beni Candan Usandırdı şiirini ezberleyip sınavda onu okuyacaktık. Hocamız bize bunu söyledi; sonra derste o şiiri mısra mısra okuyup her bir cümlesinde ne demek istediğini, her kelimesinin anlamlarını açıkladı. Divan şiirini anlamadığım için sevmezdim fakat derinlerine inince o anlamsız şiirlerin de bir ruhu olduğunu fark ettim ve gerçekten çok ilgimi çekmişti. Bu yıl farklı hocayla yine aynı sınavı yapıyoruz fakat bu sefer hocamız sadece bunları ezberleyin deyip geçti. Bence okullarda okutulan edebiyat dersinin -en azından Divan edebiyatı konusunda- en büyük eksikliği bu. Çünkü biz hep o şiirleri okuyup geçiyoruz, bilmediğimiz kelimelerinin anlamını bile bir dakika olsun durup sorgulamıyoruz. Bize bunları öğretmekle yükümlü öğretmenlerimiz bile bu şekilde davranıyor ve derinlerine inildiğinde çok güzel anlamlar taşıyan, her şiiri başlı başına bir sanat olan Divan Edebiyatı kimsenin umrunda bile olmadan geçilip gidiliyor. Fakat başta anlattığım hocamız gibi olsalar, işlerini hakkıyla yapıp o şiirleri doğru düzgün anlatabilseler ne kadar da ilgi çekici bir konu olabiliyor; buna rağmen o güzelim şiirler ders kitaplarının arasında, varlığı bile unutulmuş bir şekilde hak ettiği değerin zerresini göremeden geri dönüşümü boyluyor. Hocama buradan saygılar, keşke herkes sizin gibi olsa.
Zihnimde bi' tur at, sonra de ki seni tanımamışım hiç.