"Bir varmış bir yokmuş...
Benim mavi tonlarda şekillenen masalım böyle başlamışken şen kahkahalarımın, içi gülen gözlerimin, cennetinin varlığına delil olan hislerimin kucağında bir gün ansızın içinde yaşamını sürdürdüğüm camdan fanusum paramparça edildi. "
Meyra'nın hikayesi mutluluk içinde yaşadığı fanusun kırılmasıyla allak bullak olur. Kendini yapayalnız hissettiği bir dönemde başıma daha kötü ne gelebilir ki dediği an daha kötüsü gelir...
Meyra artık kendine bile yabancı kendine bile hükmedemeyen biri olur.
"Bazı şeyler vardır. Bitti dersin, bitirdi dersin ama aslında öyle değildir. Bitti dediğin yerden yine, yeniden başlarsın kanamaya."
Hikayemizin başlangıcı iki astronotun Mars'a çıkıp yeni bir dünya bulmasıyla başlıyor. Bu öyle bir dünya ki; kimsenin bilmediği, teknolojik kalkanlarla korunan, Mars'ın tam göbeğinde eşsiz bir teknoloji ile destansı uzun yaşamlar, yeni buluşlarla beraber intikam hırslarında varlığını sürdürdüğü zamanda kaybolmuş Tefken kentidir.
Astronotlar aniden karşılarına çıkan devasa kentle neye uğradıklarını şaşırırlar. Buldukları bu yeri keşfetmek üzere harekete geçerken kent bir anda gözden kaybolur.
Yalnız bilmedikleri bir şey vardır. Artık bu Dünya'yı görmüş ve hayatları büyük ölçüde tehlikeye atılmıştır. Zamanla araştırma yapmayan çalışan iki astronot öldürülür ve hikayenin asıl amacı buradan başlar.
Kitap genel havasıyla distopik, fantastik unsurlar içermektedir. Ki distopya yazmak gerçekten zorlu bir süreçtir ki canım Ayşegül bunun üzerinden hakkıyla gelmiş. Mars'ı üç bölgeye göre ayırmış bunlar; Tefken, Mu uygarlığı ve Mayso şeklinde. Tefken Mars göbeğinde iken diğer iki bölge su krallığıdır.
Hani şu denizkızı, sirenlerin olduğu tehlikeli sular....
Karakterlere gelecek olursam Üç ana karakterimiz var. Meyra, Godwin ve
"Bazı şeyler vardır. Bitti dersin, bitirdi dersin ama aslında öyle değildir. Bitti dediğin yerden yine, yeniden başlarsın kanamaya. Yeniden adım atarsın ölüm çukuruna. "
"Senin kokun bana hep insanî yanımı hatırlatmıştı oysa. Bir o kadar benlikken bir o kadar benden uzakmışsın meğerse. Ayrı dünyalar tabiri şimdi bizi görse galaksiler arası yörüngeleri paramparça ederdi."