En büyük ödevlerini, insanın kendine karşı olan ödevini unutmuşlar. Acınacak durumdalar, elbette. Evet, açı doyuruyorlar, yoksulu giydiriyorlar ama, kendi ruhları açlıktan ölüyor, çırılçıplak kalıyor.
"Çünkü birini etki altında bırakmak ona kendi ruhunu aşılamaktır. O artık kendi doğuştan düşünceleriyle düşünmez, ya da kendi doğuştan tutkularıyla yanmaz olur..."
Gizliliği sever oldum... En basbayağı bir şey bile gizlenince güzelleşir. Ben şehirden ayrılırken nereye gittiğimi bizimkilere söylemiyorum. Söylersem işin bütün zevki kaçar.
İnsan düşünmeye oturdu mu, baştan başa bir burun olur, alın olur, ya da herhangi çirkin bir şey. Düşünceye dayanan mesleklerde başarı kazanmış kimselere bak. Ne kusursuzca bir çirkinliktir onlarınki!