Çevremde olan herkes gibi hayatımda ilk kez gördüğüm bu kız da beni sevmemişti. Ben herkese karşılıksız bir sevgi beslerken niye kimse beni sevmiyordu?
Cevap vermediğimde salıncaktaki kız tekrar bana baktı. "Ben Beste," dedi oturduğu salıncaktan bana doğru uzanmaya çalışırken. Başarısız olduğunda omuz silkip denemekten vazgeçti. "Tanıştığıma memnun oldum adını bilmediğim çocuk."
Ada'nın nefesi kesilmişti, babam onu öldürmüştü.
Babam birkaç saat önce kardeşimi onun nefesini keserek öldürmüştü ve ben saatlerce umutla uyanacağını beklemiştim.
Uyanmamıştı. Kardeşim o günden sonra bir daha hiç uyanmamıştı.
"Hayır ölmedin, uyuyorsun sen," dedim hızla kafamı kaldırırken. "Uyudun, biraz sonra ağlayarak uyanıp sütünü içeceksin. Sonra ben seni susturmak için parmaklarınla oynayacağım." Ada'nın parmaklarıyla oynamaya devam ettim.
Uyanmasını beklerken uzun zaman geçmişti ama Ada uyanmamıştı Hava kararmaya başlıyordu ve Ada'nın parmakları gitgide soğuyordu. Ne kadar zaman geçmişti bilmiyordum. Annem de uyanmamıştı.
"Anne sen neden uyanmıyorsun? Sen de mi öldün?"
Tuttuğum gözyaşları, babamın burada olmamasının verdiği rahatlıkla gözlerimden dökülmeye başladı. Saatlerdir bilsem de kabullenmek istemediğim gerçek şimdi yüzüme çarpıyordu.