bArış

saksıları devirdim - gözbebeğim (8.5)
içindeki kan kırmızı olmasa… başım yarılmıştı sanırım. “ bir de bu eksik” Çok çalıştığım günleri hatırladım kısık ışıkta. Annem gelir kan çanağı gözlüm derdi. Ya da çok ağladımda.. “ağlarsın bilirim”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
saksıları devirdim -gözbebeğim (8)
kahverengi.. kafam zonkluyordu… elimi kafamın ağrıdığı yere götürdüm… çamur olmuştu kafam… muhtemelen sabah sulanmıştı bedenimin devrik ağacı.. toprak kat kat farklı kahveyi sunmuştu bana…
saksıları devirdim - gözbebeğim (7)
İki farklı ton kahve tonu.. ağaçları düşündüm gövdelerini. Kendime kızdım “Güya senelerdir köyde büyüdün”. Tüm ağaçların gövdesi hep farklı tonda kahverengi değil miydi. Bir göz renginden mi aklım aydınlanacaktı. Kiraz, ceviz, elma … inciri sakın unutma… ya iğde ağacı …
saksıları devirdim - gözbebeğim (6)
Tüm bitkilerin Ortasındaki uzun boylu bitkinin saksısının kenarıydı. İri cüssem saksıyı devirmiş hatta kırmıştı sanırım. Kırılan ufak kahverengi bir parça tam gözüme gelecekken ağaçtan kopan bir dal yere düşüp korumuştu beni.
saksıları devirdim - gözbebeğim (5)
“Güneş tutulmasında güneşe bakarsan kör olursun. Geçici körlük” “ o yüzden gözbebeğim dersin sevgiliye. Sevgili hep uzaktadır ve uzaktakini görmek için o nokta büyür büyür ve gözü kaplar”