Murat Can

Murat Can
@mcanyoldas
@mcanyoldas·
·
sabitlendi
masada bir fotoğraf vardı. ormanda bir kıza sarılmıştım. kız bana sarılmıştı. uzun siyah saçları vardı. altında ekoseli bir etek, üzerinde gömlek vardı. ben kot giymiştim. üzerimde kazak vardı. kameraya bakıyor, gülümsüyorduk. arkada, uzaklarda bir araba vardı. ona gidecektik poz verdikten sonra. o araba, bambaşka yerlere gidecekti. ama o an, sadece orada durmuş, birbirimize sarılmış ve kameraya dönerek gülümsemiştik. masada bir fotoğraf vardı. deniz kenarındaydık. bir arabanın etrafında ateş yakmaya çalışıyorduk serseri arkadaşlarımla. karanlık çökmek üzereydi, hava soğuktu ve ateş yakmalıydık. bagaj açıktı. olasılıkla içi içki doluydu. saftık... karanlık çökmek üzereydi, ateş yakmalıydık ve yakamıyorduk. velhasıl, birlikteydik. kim korkardı karanlıktan o zamanlar... gülümsüyorduk. masada bir fotoğraf vardı. doğrusu, eski bir okuldan bozma kazıevindeydim. arkadaşlarla oturmuş, içiyorduk. arkada sarışın bir kız vardı. beni sevme ihtimali vardı. sevmedi. olsundu... öyle olsundu. ne de olsa oradaydık, içiyorduk ve gülümsüyorduk. masada bir fotoğraf vardı. annemle babamın ortasındaydım şımarmıştım. bana sarılmışlardı. onların çocuklarıydım. benden beklentileri vardı. ümitleri vardı. gurur duyuyorlardı benimle. mutlu olmamı istiyorlardı. oradaydım, tam ortalarında. güvendeydim. onlar yanımda olduğu sürece kimse zarar veremezdi bana. mutluyduk, benden umutluyduk, gülümsüyorduk. masada bir fotoğraf vardı. bir göl kenarındaydım. tek başımaydım fotoğrafta. kirli sakallıydım. oturmuş, sigara içiyordum. ne çok saçım varmış eskiden... ve ne kadar güzel bakıyormuşum. çok kötü şeyler görmemiştim henüz hayatta. ondandı sanırım güzel bakışım. hatırlıyorum, sevgilim çekiyordu fotoğrafı. aşıktım. gülümsüyordum. o beni sevdiği sürece, mutlu olacaktım. o benim ne zaman
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
ne kadar süsleyebilirsin bir yalanı kaç damla gözyaşı dondurabilir geceyi bir ayna kaç kez güzel gösterebilir insanı Yusuf Hayaloğlu
her şey sahte diye bağıracaksın günün birinde
Tanıştırıldıkları zaman, kendini beğendirme umuduyla, bir espri yaptı. Kız, kendini beğendirme umuduyla, bol bol güldü. Sonra ikisi de eve arabalarıyla yalnız döndüler, dosdoğru ileri bakarak, suratlarında aynı çarpıklıkla. Onları tanıştıran adam ikisini de pek sevmezdi ama sever gibi davranır, her zaman iyi ilişkiler kurması gerektiğine inanırdı. Kimse bilemez, sonuçta, şimdi biri biliyordu biri daha biri daha. David Foster Wallace