İşte, bütünlüklü bir "benlik" algımızın ortaya çıktığı nokta budur. Her ne kadar bilinç birbiriyle yarış halinde ve sıklıkla çatışma içinde olan bir eğilimler yumağı olsa da, sol beyin pürüzsüz ve tek bir "ben" hissi sunmak için tutarsızlıkları gör- mezden gelir ve belirgin boşlukları gizler.
Başka sözlerle, sol beyin Dünya'yı anlamlı kılabilmek için kimisi akıl almaz ve mantıksız olsa da sürekli bahaneler üretir. Sürekli "neden?" diye sorar ve sorunun yanıtı olmasa bile bahaneler uydurur. (Muhtemelen ayrık beyinlerimizi geliştirmemizin evrimsel bir nedeni bulunmaktadır. Deneyimli bir CEO, kusursuz ve düşün- meyi geliştiren bir tartışmaya teşvik etmek için, sıklıkla yardım- cılarının bir konu hakkında karşıt görüşler sunmalarını teşvik eder. Doğru görüş, sıklıkla yanlış fikirlerle etkileşmeden ortaya çıkar. Benzer olarak beynin iki yarıküresi, aynı fikrin kötüm- ser/iyimser ya da analitik/bütüncül analizini sunarak birbirleri- ni tamamlamaktadır.
Bu yüzden, yarıküreler birbirlerine düşer. İleride, gerçekten de iki beyin arasındaki etkileşim ters gittiğin- de, kimi ruhsal hastalıkların ortaya çıktığını göreceğiz).