Merhabalar
Dünyaca büyük yankı uyandıran, kült eser niteliği taşıyan bir kitap olan #1984 ‘ten bahsedeceğiz. Bana göre distopya türünün en iyi kitabı. Peki nedir bu distopya? Ütopya karşıtı anti-ütopya. Ütopya; güzel bir yer, olmayan yer anlamına gelirken distopya’da ise totaliter bir yapı bulunur. Buna karşı isyanlar dile getirilir. Yasaklı kitaplar içinde bulunmuştur. Hatta Sovyetler birliği başkanı olan Josef Stalin; bu kitabı kendisinin yönetim biçimini eleştirdiği gerekçesi ile ülkesinde yasaklamıştır. Amerika ve İngiltere’de sosyalizm karşıtı, yahudi düşmanlığı ve komünizm içerikleri sebebiyle yine burada da yasaklılar listesine girmiştir. Orwell buna karşı çıkıp 16Haziran1949’da şöyle açıklamıştır;
“Yeni romanımda [Bin Dokuz Yüz Seksen Dört] sosyalizme ya da (bir destekçisi olduğum) Britanya İşçi Partisi’ne bir saldırı kastetmedim, ama merkezileştirilmiş bir ekonominin yol açabileceği ve hâlen komünizm ve faşizmde kısmen gerçekleşmiş olan bozukluklara değindim... Kitabın konusunun Britanya’da geçmesi İngilizce konuşan ırkların doğuştan diğerlerine göre daha üstün olmadığını ve karşı konulmadığı takdirde totalitarizmin herhangi bir yerde zafer kazanabileceğini vurgulamak içindir.”
Gelelim kitabımızın konusuna;
Ülke savaş sonrası üçe bölünmüş. Avrasya, Okyanusya, Doğu Asya. Okyanusya Büyük Birader rejimi tarafından korku, yasaklar,beyin yıkanmaları ve nefretle…Bireysel düşüncenin yok edildiği, insanı kontrol altına alan ve onları makineleştiren totaliter tek partiyle yönetiyor. İnsanların kişisel hayatı bile kontrol altında. Evlerin de tele ekran denilen onları izleyen, dinleyen TV benzeri bir alet var. Tele ekranlarda sürekli olarak nefret içerikli kayıtlar, siyasi propagandalar yapılıyor. Bu kardeşlik olarak nitelendirdikleri rejim düşünsel,duygusal yönleri de