Melek Kadriye Dilber

Melek Kadriye Dilber
@mdilber37
Haritaları unut, içgüdülerine uy
Geçmiş, geleceği içine saklayan bir aynaydı. Eğer o aynaya yeterince bakarsanız istediğiniz her şeyi gösterirdi size. Çocuklar bu arada sadece kendilerini görürlerdi. Yanılırlardı. Her çocuk, anneme babasının dünyadaki aynasına vuran yansımalarıydı.
Sayfa 410
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çocukluk, yaşam köklerinin inşa edildiği en temel dönemdi. Hiçe sayılırdı çoğu zaman, görünmezdi, bilinmezdi. Ama insanın kumaşıydı. Söylenen her söz, her hareket, her davranış hatta en küçük bir detay bile çocuk için hayata dair birer ilmek, kumaşına atılan bir düğümdü. Eğer az düğüm atılırsa ilmekler seyrekleşir, kumaş tutunamaz, parçalanırdı. Eğer çok düğüm atılırsa ilmekler sıklaşır, kumaş küçülür, sertleşirdi.
Sayfa 410
Hangi anıyı silerek başlarda insan unutmaya? En acı vereni mi yoksa en çok unutmak istediğini mi? Cevap basitti. Silinmesi en kolay olanla başlamak isterdi insan. Ama hiçbir zaman silinmesi en kolay olanı silemezdi. En acı vereni, Yani en hızlı kaçmak istediğini silmeye çalışırdı onun yerine. Ama bu anıları silmek; insanın ruhunu kazımakla eş değerdi. Çünkü hızla kaçtığın, aslında en hızlı kovalayan da seni.
Sayfa 342
Aşk, bazen istemesem bile onun sevdiği şeyleri yapmaktır.
Sayfa 339
Aşktan korkmak, yaşamdan korkmaktır. Ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüştür.
Sayfa 220