Kıvrım kıvrım uzayan bir yol var önümde. Ne sonu görünüyor
ne başı. Etrafta kocaman ağaçlar var. Çekirge sesleri ve yemyeşil otların hışırtısı geliyor kulağıma. Yaprakların rüzgarla dansını seyrediyorum.
Hiç olmadığım kadar mutluyum. Çünkü hayallerime
sahip çıkıyorum.
Gösterişten, abartıdan uzak olsun. Kimse bilmesin, kimse inanmasın. Baktığın her yerde onu gör, dinlediğin her şeyde onu işit ve konuştuğun her kelime aslında onu anlatsın. Sen açık bir şekilde kimseye bahsetme. Bir gün gelecek, sen biliyorsun çünkü sen hayal ediyorsun. Hayallerine sahip çıkıyorsun.
Kulaklarında bir ezgi var. Yüreğin hop hop ediyor. Bir adım atıyorsun
ve önünde açılıveriyor kapılar. Fakat bir adım atmak için
binlerce korku sarıyor bedenini, binlerce düşünce, binlerce fırsat.
Ellerimi birleştirip öylece beklemek istiyorum bazen, bazen de
rüzgarın peşine takılıp koşmak.
Bütün korkularını ardında bırakıp yeni güne umutla bakabilmek
ne güzel!
Yaşamak zordur. Önümüze bir sürü engel çıkabilir ama unutma,
gün doğmadan neler doğar. Mutlaka açık kalan bir kapı bulursun.
Karanlık çöktüğünde insanın içine bir korku düşer. Gözlerini
açıp etrafa bakmaya çekinirsin. Kulağına sesler gelir, aklından farklı senaryolar yazarsın. Kapı çarpsa, tahtalar gıcırdasa ya da rüzgar
esse düşüncelerin değişir.