Yalnizdim, yapraklanm dökülmüstü bir bir deryalara savrulup çöllere düşmüştü
Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı, hangi sokakta vuruldu sevgilim
Bir demet menekse bir avuç toprak burkulan bir yürek miyim hep
Sesimde bir yanma bir kekrelik uzayip giden bir çöl yalnızlığı.
Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor sulanmamis çiçekler gibi kuruyor her şey her şey bir yolculugun hüznünü taşıyor gidip de gelmemek üzere bütün yüzler