Mehmet Kazar

Bir bakmaya gelmiştim, hem bir selam vereyim dedim. Fazla durmayacağım, geçiyordum zaten; kitaplarım ve yazacaklarım beni bekliyor. Gelirim elbet. Belki başka zaman.
Reklam
Unutmayalım ki hakkı ve sabrı tavsiye etme yolunda bazen bir cümle, filizlenecek bir tohum görevi görebilir. Bu yolda kaleme alınan bir yazı, bazen ihtiyacı olana mânevi bir ilaç hükmüne geçebilir. Ve bir kitapla bazen bir insanın hayatı tümüyle değişebilir.
Konu hakikat olunca çok hassas davranılması gerektiğinin farkındayım. Hakikat yolunda küçük bir yanlış anlaşılmanın ve yanlış anlaşılmaya sebep olmanın telafisi bazen zor olabiliyor. Bundan ötürü seçtiğimiz kelimelere, kullandığımız cümlelere dikkat etmeli ve özen göstermeliyiz.
Herkesin dünya imtihanı gereği birtakım sıkıntıları, sorunları ve dertleri vardır ve bunların içinde çabalar durur, onlarla yaşamayı öğrenir. Bazı sıkıntılar ve dertler bizleri ayakta tutar. Dertsiz insan yoktur. Bizim de öyle. Elbette senin de. Bu bir hastalık olabilir, çocuğunun rahatsızlığı olabilir, anne ve babanın rahatsızlığı olabilir, geçim derdi olabilir, mal-mülk sıkıntısı olabilir veya başka bilmediğimiz çeşitli dünyevi sıkıntılar olabilir. Bunların karşısında şikayet değil, bizi dua ile Rabbimize bağladığı için şükretmeliyiz. Rabbim çaresiz dertler vermesin. Dertler, sıkıntılar ve hastalıklar da her şey gibi gelip geçicidir.
"Küçük sandığımız bir davranışla bile hakkı ve sabrı tavsiye edebiliriz. Bu bir cümle de olabilir, bir yazı da olabilir, bir kitap da." Sana yazdığım ilk mektubumu bu cümlelerle bitirmiştim, hatırlıyorsan. Biliyorum, araya uzun bir süre girdi. İnsan her zaman yazmaya fırsat bulamıyor. Bu yolda bir şeyler yazmak da bir nimettir ve nasip işidir. Güzel bir şeyler yazmaya çalışmak ve bunu bir uğraş haline getirmek, bu yolda nasibin peşinden koşmak demektir...
Reklam