Mehmet Kazar

Bir bakmaya gelmiştim, hem bir selam vereyim dedim. Fazla durmayacağım, geçiyordum zaten; kitaplarım ve yazacaklarım beni bekliyor. Gelirim elbet. Belki başka zaman.
Reklam
Batı; rekabet, kazanma, biriktirmek ve hırs duygularını, lanet kitapları, rezil filmleri, pislik felsefi kırıntılarıyla ülkemize soktu sokalı hepimize bir şeyler olmaya başladı: Çocuklar, odalarında yalnız yatırılıyor, kreşe veriliyor ama mikrop kapmasın diye büyüklerin kucağına emanet edilemiyor. Dil kursları, ek dersler, bilgisayar, dershane, üniversite yarışları derken, kazanmaya programlanmış canavarlar büyütüyoruz.
Hep kazanmak psikolojisiyle büyütülen insanoğlu, mutsuzluğun içine itilir. Psikopat olur, histeri krizlerine tutulur. İnsan, doğduğu günden itibaren ölüme yürür. Bunu aklımızdan çıkardığımız an mutsuz oluruz. Ölmek için doğmuş bir canlı, kaybetmemek üzerine hayat kurmaya çalıştığı an, bütün dünyayı karşısına alır.
Sayfa 103·Kitabı okuyor
Bugün modern insanın problemi, aslında hakikati hiç duymamış olması değil, duyduğu hâlde onunla yüzleşmek istememesidir. İnsan artık hakikati bilgi olarak tüketiyor fakat hayatına indirmiyor. O yüzden çağımız “çok bilen ama az yaşayan” insanların çağıdır.
Varlık sahnesine çıkan Hz. Adem'in cevheri de çamuru da ortadadır; kendini saklamaz. Ama İblis, kendi ateşine üstünlük atfeder, kusursuzluk iddia eder ve kendi gerçeğini inkâr eder. Hatasını kabul etmez, kılıf bulur. "Olduğu gibi görünmemek” gibi uzunca bir sancıya, “göründüğü gibi olmamak” gibi ömürlük bir zorluğa talip olur. Sonunda ümitsizliğe düşer ve şeytanlaşır.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Reklam