17. yüzyıldan başlayıp günümüze kadar uzanan bir aşiret hikâyesi…
Zamanın tozuna karışmış adımlarla yürüyen, rüzgârın yönüne göre değil törenin izine göre yol alan bir topluluk. Fermanlar değişti, sınırlar çizildi, çağlar devrildi; onlar göçle yoğruldu, sabırla kaldı. Çadırdan eve, kılıçtan kelâma geçtiler. Bugün hâlâ aynı hikâye sürer: Adları belki silik, ama hafızaları diri; çünkü zaman aşireti aşamadı.