Düşüncenin duygusu, dilsel ve analitik unsurların ötesinde bir düşüncenin bizde uyandırdığı his ve haldir. Düşünceler zihinsel soyutlamalardan ibaret değildir. Gerçek bir düşünce, varlık halimize dokunur ve bizi dönüştürür. Zaten varoluşsal olarak bize dokunmayan hiçbir düşünce vaktimize, ilgimize ve dikkatimize şayan değildir. Bazı düşünceler bizde özgürlük hissi uyandırır. Bazıları kalbimizi ısıtır. Bazıları da isyana davet eder, bazıları içe dönmemize salık verir. Kimisi damağımızda esriksi bir tat bırakır, kimisi mutlu eder. Tüm bunlar düşüncenin duygusu olarak tahakkuk eder.
İnsan bu dünyaya kamil bir varlık olarak gönderildi. Basitlikten, ilkellikten buralara gelmedik. Özümüzü bozduğumuz oranda ilkel ve barbar varlıklara dönüştük. İlkelliği, barbarlığı sadece alet edevat eksikliği vs. tanımladığınızda zaten materyalist, indirgemeci, tek yönlü bir tarih okuması yapıyorsunuz. Naziler çok mu medeni ve gelişmişti? Modern teknolojinin bütün imkanlarını kullanarak milyonlarca insanı gaz odalarında yakmak mı ilerlemiş olmak!