Zeki ve çalışkan kimselerin çoğu, düşüncelerinin ilkelerini ve temellerini kendilerine saklarlar ve halkla konuşurlarken aslında içten içe reddettikleri fikirleri savunuyormuş gibi görünürler.
Bir adam özellikle de bir kadın " toplumunkinden farklı bir zevki" tercih ettiğinde veya "kimsenin yapmadığı bir şeyi" yaptığında neden büyük bir ahlâkî suç işlemişçesine muamele görmektedir?
İnsanların kendi istediği bir şeyi yapma imtiyazına biraz olsun sahip olabilmesi için bir ünvana, rütbeye ya da toplumun gözünde büyük bir itibara mı sahip olması gerekir?
İnsanlar despotluğa karşı korundukları sürece düşmanlarla çarpışmakta ya da bir efendiye sahip olmakta bir beis görmüyorlardı. Dolayısıyla insanların özgürlük çabaları da burada son buluyordu.