John Stuart Mill

John Stuart Mill

Yazar
8.4/10
162 Kişi
·
536
Okunma
·
99
Beğeni
·
3793
Gösterim
Adı:
John Stuart Mill
Unvan:
İngiliz Filozof
Doğum:
İngiltere, 20 Mayıs 1806
Ölüm:
Avignon, Fransa, 8 Mayıs 1873
John Stuart Mill, (d. 20 Mayıs 1806- ö. 8 Mayıs 1873) İngiliz filozof, politik ekonomist, parlamento üyesi ve devlet memuru.

Mantık alanında, yalnızca tümdengelimsel mantıkla ilgili çalışmalar yapmayıp, tümevarımsal mantığı da formüle ederek geliştirmiş olan Mill, mantıksal ilkeleri sosyal alana, siyaset ve ahlak alanına uygulamasıyla ün kazanmıştır. Psikoloji alanında, çağrışımcılığın babası olarak kabul edilen filozof, psikolojiyi "zihin kimyası" olarak tanımlamıştır. O, çağrışımcı psikolojisini bilgi konusuna da taşımış ve bu alanda, Berkeley'den esinlendiği besbelli olan psikolojik bir idealizm geliştirmiştir. Mill, bununla birlikte, psikolojik idealizminde, maddesizciliği seçen Berkeley'den ayrılmış ve dış gerçekliğin varoluşunu kabul ederek, söz konusu nesnel gerçekliği "duyumları mümkün kılan, kalıcı dayanak" olarak tanımlamıştır. Ahlak alanında yararcılığı savunan Mill, hazzı ya da mutluluğu insan eylemlerinin en büyük amacı ve mutlak ölçüsü yapmış ve yararcılığında, genelin iyiliğini ve refahını temele almıştır.
"Bir insan bir konunun tamamını bilmeye yaklaşmasının tek yolunun, her türlü farklı görüşe sahip insanları dinlenmek, her türden zihnin bu konuya bakış biçimlerinin tümünü incelemektir."
Tatmin edilmiş bir domuz olmaktansa, tatmin edilmemiş bir insan olmayı; tatmin edilmiş bir aptal olmaktansa, tatmin edilmemiş bir Sokrates olmayı tercih ederim.
Muhakemesi gerçekten güven duyulmayı hak eden bir kişiyi ele alalım, bu duruma nasıl gelmiştir?
Çünkü insanın konunun tamamını bilmeye yaklaşmasının tek yolunun, her türlü farklı görüşe sahip insanları dinlemek, her türden zihnin konuya bakış biçimlerinin tümünü incelemek olduğunu hissetmiştir.
Bir düşünürün en önemli görevi, içindeki ses onu nereye götürürse götürsün, o sesin peşini bırakmamaktır. Bunu yerine getirmeyenler büyük düşünür olamazlar. 
"Her cağ, daha sonraki cağlarda yanlızca yanlış değil ayını zamanda saçma olarak değerlendirilen pek çok görüşe sahip olmuştur; şimdi yaygın olan pek çok görüş de gelecekteki çağlar tarafından reddedilecektir, tıpkı bir zamanlar yaygın olanların bugün reddedildiği gibi."
140 syf.
kadın özgürleşmesi konusunu özellikle ekonomik bağlamda irdeleyen bir kitap olmuş. -ki bu oldukça isabetli tespitler yapılmasına neden olmuş.

kadının sosyal yaşamdan soyutlayarak büyüttükten sonra ''bakın eşit değiliz!'', ''nasıl eşit olabiliriz ki!'' diyen yarı-korku güdülü refleksif tepkinin bilinçaltına bu durum yatmaktadır.

kadını (herhangi bir şekilde) fiziki, sosyal ya da bedensel sınırlamalar getirirken bir yandan sinir sistemi üzerinde belli toplumsal normlara bağlı kalarak verilen eğitimlerle sınırlamak karşısında taş olsa erir zaten. bu uygulamanın erkelere yapılması da aynı sonucu doğruyor. yani durum kadının düşünsel, fiziki, mental eksikliğine bağlı değil. çünkü öyle bir şey yok.

bugün ''anaç'' bir yaklaşımla yetiştirilen erkek çocuklar üzerinde aynı değişim reaksiyonlarını rahatlıkla görebilirsiniz. yani problemin(toplumsal eşitsizlik) kaynağı erkek egemen mantığın ''ahlak'' dedi mi ''kadın'' olgusunu suçlamasıdır. bilen hatırlar hemen, frida kahlo'yu o güzel sözüyle bir kez daha yadediyorum.

alışılmış ya da alıştırılmış olduğunuz şey doğal olan anlamına gelmez. kapitalist dünyanın genelinde erkek egemen bir ekonomik üst sınıf hakim olduğundan kadının erkeğe bağımlı olmalı yargısı doğal değildir. ancak hemen herkeste alışılagelmiş bir şeydir.

kitap da böyle can alıcı noktalarda güzel tespitler barındırıyor. mutlaka okuyunuz.

ve unutmayınız, kadın insandır, biz insanoğlu.
Okuyan.Benazir
Okuyan.Benazir Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine'yi inceledi.
64 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Can Yayınları'nın Kısa Klasikler serisinin 3. Kitabı olan bu kitap John Stuart Mill'in düşünce üzerine yazdığı harika bir makale. Düşünce özgürlüğünün neden gerekli olduğunu 4 maddeye bağlayarak anlatmış. Okurken Mill'in üslup ve içeriğini Dostoyevski'ye benzettim.Genel olarak insana çok şey katan bu makaleyi herkesin okumasını tavsiye ederim. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki insanlar en temel haklarının ellerinden alındığının farkında değiller. Düşünme ve düşündüklerimizi dille getirirken bile korkuyoruz ne yazik ki !!
160 syf.
Oryantalist liberalizmin rüzgarlarının estiği kıta avrupasının uçsuz bucaksız ovalarında esen rüzgarı soluyarak yazılmış bir eser. Dolayısıyla kadını erkeğin karşısında eşitsiz kılan, alt sınıf gösteren, ötekileştiren belli başlı paradigmalar gözardı edilmiş. Örneğin hristiyanlık ahlakına, katolik ve protestan açmazlarına hiç değinilmemiş olması çok ama çok garip. Bu bakış açısı içerisinde bir değerlendirme yapmak gerekirse oldukça önemsenmesi gereken konu başlıklarıyla okurlara sesleniyor Mill. Ancak ben yine de sorunun özünü yok etmedikçe sorunun çözülebileceğini düşünmüyorum. Eğer büyük bir devinim isteniyorsa büyük bir yıkım gereklidir ki istenilen devinim aynı büyük inşa ile yeniyi ortaya koyabilsin. devinimin en önemli özelliği zaten budur.

Kadın mücadelesinin sistematize edilmiş bir anlatımıdır bu eser. gereksiz midir? asla değil. aksine çok nitelikli bölümler de mevcut ancak editöryal bir kesim ile bahsedilmemiş kısımlar hayli gözüme battı.

Bu kitabı konuşacaksak mutlaka ahlak kavramı üzerine konuşmamız gerekiyor. Mill'in ''ne şiş yansın ne kebap'' yaklaşımı faydacı bir fırsatçılıktan başka bir şey değildir. Ne kötü ki, insanı çıkmaza sokan, onu sınırlayan ve yozlaştıran (-ki bu durumda kadın mücadelesi de yozlaşmaya başlayacaktır) bitik bir düşünce yapısının hedeften uzaklaştırılarak hareketi niteliksizleştirme çabası acınasıdır. Mill'in yaşlılık döneminde kaleme aldığı bu eserde özellikle dine olan bağlılığı doğrudan anlaşılabiliyor.

Bu oryantalist bakış açısına rağmen kitap oldukça değerli bilgi ve analizler barındırmaktadır. Bu bir başlangıç kitabı değildir. Çözümlenmesi gereken bir kitaptır. Dolayısıyla direkt bu eserle kadın mücadelesi üzerine okuma gerçekleştirmeyin. Daha iyileri var.
172 syf.
J.S. Mill, bu çalışmayı, faydacı ahlak anlayışının temel ilkelerini, faydacılığa karşı yapılan eleştirilere cevap vermek ve yanlış faydacı anlayışları düzeltmek amacıyla hazırlamıştır.
Bu eserde onun temel amacı vardır ‘en yüksek iyinin ahlak felsefesindeki yerini belirlemek ve ‘bu en yüksek iyinin doğasını açıklamak’…


Orijinal adı ‘Utilitarianism’ olan bu esere göre; ahlak alanında yapılması gereken ilk iş, bu en yüksek iyinin belirlenmesi ve bu ilkenin nesnel ve tek ölçüt olarak kabul edilmesini sağlamaktır. Mill’e göre eğer ahlak alanında tek ve nesnel bir ölçüt ortaya konulmazsa, nesnellikten söz edilemez ve bu alana anarşi hakim olur. Yani insanların ahlak ile ilgili herhangi bir inançları kalmayacaktır.

En yüksek iyi olarak mutluluk kavramını işaret eden Mill, ahlak alanındaki tüm çabası mutluluk kavramının en yüksek iyi olduğunu ispatlamaktır.

Çevirisi pek iyi değil, sanırım ve kavramlar felsefi olduğu için, felsefeye uzak kişilere sıkıcı gelebilir...
198 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap son derece uzun cümlelere sahip olsa da özgürlük, ahlâk, hukuk gibi birçok sosyal mefhumla ilgili bu büyük filozofun önemli düşüncelerini içeriyor. Mill; işçi hakları, ırkların eşitliği, kadın hakları gibi birçok konuda mücadele vermiş ve babası sayesinde çok küçük yaşlarda aldığım muazzam eğitimle zihninin ürettiklerini bu eserinde samimi bir üslûp ile aktarmış. Yalnızca siyâset ile değil, insan hayatının herhangi bir noktası ile ilgilenen, hayata dokunmaya çalışan her bireyin kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.
144 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Ya sen zamanda yolculuk mu yapıyorsun Sayın, John Stuart Mill
Dark dizisindeki Jonas Kahnwald gibisin sen bunları 19. Yüzyıldada nasıl öngöre biliyorsun özgürlük, bireyselcilik, mutluluk aradan geçen onca zaman rağmen değerinden bir şey kaybetmek bir yana önemi daha da artan bu kavramları ne güzel irdelemişsin. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim elimizdeki kitabın çevirmeni Berkay Tartıcı sade 1996 doğumlu ve hala öğrencidir. Yolun açık olsun
59 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
‪J. S. Mill eserinde özgür düşünmenin önemini oldukça kısa ve önemli noktalara değinerek açıklamış. Yine aynı şekilde tartışmanın nasıl ele alınırsa insanı geliştirecek ve daha ileriye taşıyacak bir unsur olduğunu basitçe anlatmış. Bence ölmeden önce okunması gereken eserlerden.‬
62 syf.
·Beğendi·10/10
Geçmişten günümüze gelen düşünceler ve onları etkileyen dinsel, düşünsel, dini dogmalar tüm bunların tartışma özgürlüğünün nasıl yapılması gerektiği, saygı çevresinde düşüncelere nasıl karşıt fikir geliştirileceği hakkında muazzam bi kitap. Hükümetlerin ellerindeki gücü nasıl kullanması gerektiği ve halka nasıl düşünsel olarak baskı yapmaması gerektiğini çok harika açıklıyor argümanlarla.
64 syf.
·Beğendi·10/10
Özgürlüğün ne olduğunu, bir bireyin nasıl özgür olup nasıl özgürce hareket etmesini muazzam bir dil, harika bir fonla anlatan, aynı zamanda özgür bir birey nasıl olunurun tam anlamıyla örneklerle dile getirildiği olağanüstü bir kitap. OKUNMALI şiddetle.

Yazarın biyografisi

Adı:
John Stuart Mill
Unvan:
İngiliz Filozof
Doğum:
İngiltere, 20 Mayıs 1806
Ölüm:
Avignon, Fransa, 8 Mayıs 1873
John Stuart Mill, (d. 20 Mayıs 1806- ö. 8 Mayıs 1873) İngiliz filozof, politik ekonomist, parlamento üyesi ve devlet memuru.

Mantık alanında, yalnızca tümdengelimsel mantıkla ilgili çalışmalar yapmayıp, tümevarımsal mantığı da formüle ederek geliştirmiş olan Mill, mantıksal ilkeleri sosyal alana, siyaset ve ahlak alanına uygulamasıyla ün kazanmıştır. Psikoloji alanında, çağrışımcılığın babası olarak kabul edilen filozof, psikolojiyi "zihin kimyası" olarak tanımlamıştır. O, çağrışımcı psikolojisini bilgi konusuna da taşımış ve bu alanda, Berkeley'den esinlendiği besbelli olan psikolojik bir idealizm geliştirmiştir. Mill, bununla birlikte, psikolojik idealizminde, maddesizciliği seçen Berkeley'den ayrılmış ve dış gerçekliğin varoluşunu kabul ederek, söz konusu nesnel gerçekliği "duyumları mümkün kılan, kalıcı dayanak" olarak tanımlamıştır. Ahlak alanında yararcılığı savunan Mill, hazzı ya da mutluluğu insan eylemlerinin en büyük amacı ve mutlak ölçüsü yapmış ve yararcılığında, genelin iyiliğini ve refahını temele almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 99 okur beğendi.
  • 536 okur okudu.
  • 43 okur okuyor.
  • 890 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları