Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.
Zor durumlarda nasıl davranılacağı konusunda Gandi’nin uyguladığı “tılsım” yöntemi vardı. Bu yöntem, onun bir kararı ya da başkaldırıyı uygulamaya koymak için değerlendirme yaptığı bir turnusol testiydi. Bir konuda şüpheye düştüğünde insanların şunu hatırlamasını tavsiye ediyordu:
“Gördüğünüz en fakir veya en güçsüz insanın yüzünü gözünüzün önüne getirin ve atmayı düşündüğünüz adımın bu kişiye bir fayda sağlayıp sağlamayacağına karar verin.”
Gandi hayatındaki her eylemini bu soruya olumlu cevap verebilmesine bağlamıştı. Bu test tamamen insaniydi, asla bir ideolojiye ve siyasi konjonktüre bağlı değildi. Attığı adım, en alt seviyedeki birini iyileştirebilecek veya en savunmasız olana bir fayda getirebilecekse, herkese faydalı olabilirdi. Bu düşünce, atacağı adımlarla ilgili tek geçerli sebebi oldu hayatı boyunca. Sonuçta bir lider, her insanın refahını göz önünde tutarak hareket etmeliydi.