Yansıttırken gölgemi ve şehrimin aydınlığında uzanırken semaya
Düştü içime bir meveddet..
Gözlerimde ışık, yüreğimde ateş
Ol sebebden uyandım, ol sebebden reva
Boğulurken derinliğinde bir damla suda
Düştü içime bir heva..
Ben bilmez idim, evvel evvelde şimdi zahir
Gönlümle başbaşa, erdirdim nihayet
İster akıllı desinler, ister deli
Düştü içime bir hillet..
Uzak durdu öteden sessizlik ve ses versem işitir sessizlik
Çekilmişim köşeye ve duvarlarında beyaz nakşeddi
Yapmadım hoşlarına gidecek tek bir kasvet,
Yoruldum, yorma kendini gönlüm
Düştü içime şimdi bir muhabbet..
Başlar karanlığın içinde yeni bir umut ışığı
Artık zamanı geldi yol gösterici gece
Aydınlığa doğru, doğurur güneşi
Düştü içime şimdi bir şegaf..
Mecnun yapan sevgi, kendinde mi kalmış
Delikanlı olmak da varmış kanın delirmesi
Sevdalıya çıldırtan da varmış, çakılı bir kıyam
İnsan gördüğünü kaç defa görmezden gelir
Düştü içime bir hüyam..
Seyrederken sabra mahkum etmiş kader seveni
Son baktığın yerdeyim,
Dünüm, bugünüm, yarınım
Leyla da sevmedi mi aşkın kademenin tecellisini
Kana kana içmedi mi aşkın şarabından
Yürümek değil koşmaktı, fakat bir halim var mıydı?