İmkansızdan imkansız, bir defa görmek seni,
Görüşmek düşe kalsın,
Bakışmak düşe kalsın...
Bir nazarın haddi mi surete vermek seni?
Buldum ya sevda yeter, buluşmak düşe kalsın...
Uzanmak bir yıldıza; ve tutmak mümkün değil,
"dokunsam" diyen canı avutmak mümkün değil,
Anlamak mümkün değil,
Anlatmak mümkün değil,
Harflerin mahrecinde konuşmak düşe kalsın.
Huzur yahut endişe, düşe kalsın hep düşe...
Düş mü kaldı, uykular hasrete düşe düşe.
Güneşi saçlarından tutuşturan ateşe
Tutuştuk ya el ele tutuşmak düşe kalsın
Kitaplarda geçmeyen eski zamanlar gibi,
Kaybolmuş anahtarı, küflü zindanlar gibi,
Gitmeyen ve gelmeyen küsmüş insanlar gibi
Sanki küstük bir ömür, barışmak düşe kalsın...
Uyu da saçlarına gümüşten düşler takın,
Bir düş ki gözlerine kirpiğin kadar yakın,
Ayrılığı düşte de görmeyelim de sakın,
Kavuşmak düşe kalsın,
Kavuşmak düşe kalsın...