Bugünün en önemli hastalığı ya da hastalıklara kaynak oluşturan hastalığı, dünyevileşmedir. Ahiret için bu dünyada bulunduğumuz gerçeği git gide yerini sanki bu dünya için varmışız gibi inanmaya dönüştü.
Her yeni gün yeni bir hayat olduğuna göre her nama zı yeni bir canlanma yapmak görevimiz olmalıdır. Okuduğumuz her kitap, dinlediğimiz her âlim, katıldığımız her program bize bir canlanma katmalıdır. Biz karanlık ge celerin insanları değiliz. Geceleri bile aydınlatacak nurun peşindeyiz. Yeter ki sabah programımız hazır olsun.
Başımıza gelen ne olursa olsun, zulmün hangisi ile karşılaşırsak karşılaşalım namaz için kıbleye yönelmemiz bizi farklı bir ortama taşımalıdır. İmanımız bunu gerektiriyor. Namaz huzurumuz olmalıdır. Namazda enerjimizi tazelemeliyiz. Namazın bile eridiği bir hayat bizim için, karanlığa mahkûm olduğumuz hayat olur.
Allah'ın kanunu böyle geldi böyle gidecek: Her gece önceki günü siliyor ve sabah olduğunda hayat yeniden başlıyor. Dağlarda, ovalarda, ırmaklarda, mağaralarda; her yerde güneşin ışıkları ile beraber hayat yeniden canlanıyor.