Yaşam, salt biyolojik yanıyla kendisi ve diğer insanlar için çözümsüz bir sır olarak kalmaktadır. Kendimizi tanıyoruz, harcadığımız tüm çabalara karşın kendimizi tanımıyoruz. Yoldaşımızı tanıyoruz, ama yine de onu tanımıyoruz çünkü biz bir eşya değiliz, arkadaşımız bir eşya değil. Kendimizin ya da bir başkasının varlığının derinliğine ne kadar inersek, bilginin amacı bizden o kadar uzaklaşır. Ama insan ruhunun gizliliğine girme, "o" olan en diplerdeki öze ulaşma isteğinden kendimizi alamıyoruz.
Bir insanı tanımadan [bilmeden] onu saymak olanaksızdır. İlgi ve saygı eğer bilgi tarafından yönlendirilmezse kör kalır. Eğer ilgiyi bilgi doğurmamışsa boştur.