El ele tutuşmanın, göz göze bakışmanın verdiği mutluluk ve haz sadece nişanlılık yıllarında değil, evliliğin ilerleyen yıllarında da hissedilebilmelidir. Ruhsal beraberlik yaşanabildiği taktirde, bedensel beraberlik hem tatminkâr olacak hem de hiçbir zaman monotonlaşmayacaktır.
Kolay olan ölülerin arkasından en iyi yönleriyle bahsetmek, onları ne kadar sevdiğimizi hatırlamaktır. Ne acıdır ki onlar hayattayken, kendilerine bugün lâyık gördüğümüz sevgiyi göstermemiştik. Diriyi kötü yönleriyle, ölüyü iyi yönleriyle yâd etmek.
Tembel insan yoktur. İnsan çalışmak, çalışarak biriken enerjisini diğerleriyle paylaşmak ve sonuçta da ortaya bir ürün koymak için programlanmıştır.
…
İnsan bir makine değildir. Onun yaptığı işe inanması ve verimli çalışabilmesi için amacını bilmesi gerekir.
Evde kadın dağılırsa, herkes dağılır. Her şey dağılır. Evin toparlanmasının yegâne unsuru, kadının toparlanmasında yatar. Erkek kadına olan sevgisini ifade etmezse, kadından beklentilerine karşılık bulamaz. “Sevmesek evlenir miydik” gibi umumi ifadelerle geçiştirirse, bu meşaleyi söndürür. Kadın bu beklentisini bir süre sonra, öfke olarak ev ortamına yansıtır. Devam ettiği sürece de iyice kendi kabuğuna çekilir. Her şeyden, herkesten elini eteğini çekmeye başlar.