Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Saygı, insanın kendisine saygı duymasıyla başlar. Kendisine saygı duymayanın, başkasına da saygısı yoktur. Başkasına saygı duymak bizden bir şey eksiltmeyeceği gibi, aksine saygınlığımızı artırır.
…
Saygınız öfkelendiğiniz âna kadarsa da, özeleştiri yapma vakti gelmiştir. Çünkü saygı, her şart ve koşulda gösterilirse gerçek kimliğine bürünür.
Dil; hem iletişimin bel kemiği hem de tuzağıdır. Etkili kullanımı, aşksız başlayan bir evliliği bile ömür boyu aşka dönüştürür. Zararlı kullanımı ise, varolan aşkı bile birkaç yılda tüketir. Akıl ve iradesi yerinde olan her insan, dilini terbiye etmekle mükelleftir.
Dinlenilme, kadın için kendisine verilen değerin önemli bir göstergesidir. Kadın çoğunlukla şikayet odaklı konuşursa, erkek bu yükü taşıyamaz. Çünkü onun fıtratı: Ya savaş, ya kaç! diye talimat verir. Kadın daha duygusal ve zihinsel süreçleri karmaşık yapıda olduğu için, her paylaşımı çözüm beklentisiyle anlatmaz. Oysa erkek bu seçeneklere “Sadece dinle.” diye üçüncü butonu eklese, evliliğin gidişatı değişir. Dinlenilen kadın; sevildiğini, değer verildiğini, güvende olduğunu hisseder. “İnsanın kendisine önem verilmesi, en büyük ihtiyacıdır.” diyor, Dewey. Kadına bu duyguları hissettirdiğinizde, merak etmeyin gerisini o halleder. Aksi halde, kadın hırçınlaşır. Siz de fırtınanın nereden geldiğini anlayamadan, kendinizi alabora olmuş vaziyette bulursunuz.