Melike Altıntaş

Melike Altıntaş
@melikemsim
Bir gün bir adam tanıdım Diğerleri gibi bakmıyordu diğerleri gibi konuşmuyordu diğerleri gibi değildi. Bildiğim ama tanımaya erişemediğim bir adam. sanki Hem cennet hem cehennem yeriydi içi. Gözlerine bakıtğın da geri çekemezdi gözlerini sevmek istesen de cesaret edemezdin o gözleri sevmeye zaten o da istemezdi sevilmek bana acımasan yeter derdi. Acınacak mı haldeydi ? hiç bir zaman çözemedim onun o halini o hali görüp de vakıf olamamak içimi yakardı bilirdim elinden bir yudum su içsem dinecekti yangın belki ilk bahar olmazdı ama sonbahrın o esintili havasında bir an da olsa mutluluğu hissederdim. İçinde ki cehennemin sıcaklığı kış günüme iyi gelir diye düşündürürdü. ama hiç bir zaman gel demedi demezdi ama git de demedi kış günü arafda bıraktı gözlerine bakmaktan bir adım daha ötesine cesaret edemeyecek bu küçük kadını.
Reklam
Sevmek öğrenilebilen bir şey midir?
"Burası en çok kendini sevenlerin kötü gözle karşılandığı bir yer. İnsanlardan kendilerini sevmemelerini ve hep fedakarlık yapmalarını bekliyorlar." dedi göğe doğru bakıp ne kadar mutsuz olduğunu hatırladı. "Bencil olmaktan mı bahsediyorsun?" "Hayır. İşte sende onlar gibi düşünüyorsun. Bu bencil olmak değil bu kendini değerli kılmak belki de diğerlerinden kendini daha değerli kılmak... insanlar kendilerinden daha iyi olan ve bunun farkında olanlara tahammül  edemedikleri için buna kötü diyorlar ama onlar değil ben bencil ve kötü oluyorum. En azından ben ne olduğumun farkındayım..." Düşünceli düşünceli gözüne baktı kadının, onu seviyordu onunda kendisini sevmesini istiyordu. "İnsanlardan bu kadar nefret ederken kendi insanlığının farkında olup kendini nasıl seviyorsun?" "Kendimi sevdiğimi kim söyledi?" "Sevmiyor musun?" "Bilmiyorum.. bazen seviyorum ama ekseriyetle sevmek istemiyorum." "Anlamıyorum. Nasıl insanların kendilerini sevmeleri gerektiğini savunurken kendini sevmezsin." "Gerçekten de anlamıyorsun. İnsanlar eğer birini en çok sevmeliyse neden kendi hariç bir başkası olmak zorunda? İnsanlık sevilesi değil fakat sevmek gibi boktan bir hisse sahipler. Bu boktan hissi en çok kendi üzerlerinde hissetmeleri neden bu kadar kötü karşılanıyor?" Nasıl sevmenin boktan bir his olduğunu düşünebilir diye kızdı bir an kadına. Bu kadına sevmenin ne demek olduğunu öğretmeliydi.
Aşk
15 yaşındayken daha önce hiç gitmediğim ama orada yaşamaya karar verdiğim şehri seçmeme sebep olan kitap..