mişenka

mişenka
@meliotaee
Ben içimdeki bu kadar ölüyü hangi mezara sığdıracağım Bayan Larisa? Fakültede bunu da öğrettiler mi size? Ölüleri duyuyor ve onları anlıyor olmanın ne denli büyük bir ızdırap olduğunu söylediler mi? Söylemezler. Söyleyemezler. Çünkü bilmiyorlar. Yaşayanlarla ilgilenirler onlar. Sıradan yaşamlara sahip olanlarla. Ölümü bir kadın gibi bedeninde gezdirenlerden hiç haz etmezler. Onları hiç sevmezler. Peki iki dünya arasındaki ben, ölülere ve ölümlere aşık olan ben, bir kadından nasıl doğabilirim yeniden? Bayan Larisa, bana verdikleri bu isim bir laneti doğurmuşken, bir hatayı, yaşamın gerçekten mutlu bir devinim olduğunu nasıl iddia edebilirim? Ben Rusça, ben Fransızca, ben Türkçe, ben Lehçe; her dilde ben yakınken bu denli ölüme... Ben kötü biriyim Bayan Larisa. Çünkü sevdiğim kadın kötü olduğumu söyledi. Ben sevdiklerime hep inanırım Bayan Larisa. Ben onları anlarım. Şiiri karanfile bulanmış ölümler gibi yakasına iliştiren insanlarla uyanıyorum ben. Ben tedavi edilemez bir vebayim Bayan Larisa.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
saatin tıkırtısı yalnız hissettirmiyor. ama bu cümle biraz canımı acıttı.
zaman beni kötü biri yaptı. acı içinde çektiğim nefesleri acı içinde verdim. üçe kadar sayma kuralını çiğnedim. kendime sürekli bir başkası olmam gerekti. oldum. yalnızlığı düşünmemek için bir nefes bazen. bazen gitmemek için bir neden oldum. teselli cümleleri bilmediğimden sustum. sımsıkı tuttum ellerimi.
küçükken bir çift gözle ağız çizdiğim duvarları büyüyünce yıkmak istedim. küçüktüm, kimsem yoktu ve duvarlar konuşmuyordu. büyüdüm, kimsem yok ve duvarlar konuşmuyor.
çocukken çizgi oyunlarında dışlanmanın hüznüne şimdi, yalnızlık, diyorum. çocuk değilim belki ama hâlâ çizgileri düz çizemiyorum. bu sefer sayfaya değil hayatıma taşıyor eğriler. çocuklar değil de içine sığamadığım doğrular dışlıyor beni. çocuk değilim ama bacaklarım hâlâ sıska, elbisem kirli. kimsem yok diye satranç takımımı kaybetmek istiyorum hatta. çocuk değilim ama kalbimde topaklanmış sessizlik çocuk gibi hissettiriyor. şu sessizlikle örtülü çocuk kalbimi hâlâ çocuk hissetmek çok yoruyor. ben artık yenilip oyundan çıkmak ve bir köşede dinlenmek istiyorum.