Nereden geliyor bu acı? Kendisini anlamlı ve coşkulu bir yolculuğun içerisinde bulamamaktan geliyor. Ama bir taraftan bunun mümkün olduğunu da hissediyor. O nedenle bir yakarış,bir özlem başlıyor. Biz de türkü yakıyoruz! Türküler aracılığıyla acımızı, sızımızı dile getirip yakarıyoruz. Türkülerimiz kendisi olamayan, kendisiyle ilişki kuramayan, dolayısıyla diğerleriyle de düzgün bir ilişki içine giremeyen insanların öykülerini, duygularını anlatıyor. Neredeyse her sorunun kökeninde bu var.
İç tanıklığa önem veren kültürde kişi önce kendi özüne,vicdanına hesap verir. Sınavda öğrencinin başına gözetmen dikmeye gerek yoktur. En önemli denetimci içindeki vicdandır.
Kimse bilmiyor ama sen kendin biliyorsun. Ve sen, kendin için dünyadaki en önemli insansın. Öyle olmalısın! Aksi hâlde yaşadığın hayat senin hayatın olmaz, -mış gibi bir hayat sürersin. Bu yüzden “benim hayatım” diyebilmen, “Yaşadım!” diyebilmen için her zaman, bu durumda olduğu gibi kimsenin bilmediği bir koşulda dahi, sen kendin için doğru olanı, adil olanı yapmalısın.