Bu kitabı bana çok değerli bir dostum hediye etti ve kitaptan o kadar çok bahsetti ki çok merak ederek başladım ancak bu kadar etkileneceğimi hiç düşünmüyordum.
Gerçeklerden başarılı bir şekilde kurgulanması, cümlelerin insanı içine çekmesi ve akıp gitmesi bunun sebeplerinden olabilir. En başında ise kendimi kitabın içinde hissetmem bence. Hem Sabri'nin iç dünyasındaydım hem de o yılların dünyasında. Her sayfada birden fazla duygu yaşadım. Şaşırdım, sinirlendim, meraklandım, üzüldüm, endişelendim, sevindim...
Sabri'nin iç dünyası, Pera'ya duyduğu aşk ve yabancı ülkelerde yaşadığı zorluklar...
Hem biyografi yönünden hem de o dönemin Osmanlı ve dünyası açısından çok başarılı bir anlatımı var.
Sonu ise tam bir sezon finaliydi. Hemen ikincisini okumaya başladım.
Canım dostuma beni bu kitapla ve Sabri Mahir'le tanıştırdığı için çok teşekkür ediyorum.
Bu yazıyı da kendimi geliştirme yolculuğumda ilk adım olarak yazmak istedim.
"Bir çıkış bulmalıyım bir an önce, gittikçe batmaya başladığım bu çukurun içinde."