merry

merry
@mellesmay
yıldızlara güven en karanlık zamanlarda bile
"Daha fazla çabalamak zorundaydı. Hep istemediğini zannettiği hayatı istemek zorundaydı. Bu kütüphane nasıl ondan bir parçaysa, bütün hayatları da öyleydi çünkü. O hayatlarda hissettiği her şeyi hissetmemiş olabilirdi ama o potansiyele sahipti. Olimpiyatlarda yüzmesine, seyyah olmasına, şarap üreticisi, rock star, gezegeni kurtaran bir buzul bilimci, Cambridge mezunu, anne ve milyonlarca başka şey olmasına yol açan fırsatları kaçırmış olabilirdi ama o insanların hepsi bir bakıma yine de oydu. Hepsi oydu. Müthiş başarılar elde etmiş olabilirdi ama bunu düşünmek eskiden olduğu gibi depresyona sokmuyordu onu. Bilakis, ilham veriyordu. Çalışıp çabaladığında neler olabileceğini görmüştü çünkü. Yaşadığı hayatın da aslında kendine ait bir mantığı olduğunu görmüştü. Abisi yaşıyordu. Izzy yaşıyordu. Lise öğrencisi bir çocuk başını belaya sokmaktan onun yardımıyla kurtulmuştu. Hayatın bazen bize tuzak gibi gelmesi aslında zihnin oynadığı bir oyundu. Mutlu olmak için üzüm yetiştirip şarap üretmesi ya da gün batımını California’da izlemesi gerekmiyordu. Büyük bir evinin ve mükemmel bir ailesinin olması da gerekmiyordu. Yalnızca potansiyele ihtiyacı vardı ve potansiyelden bol bir şeyi yoktu. Bunu neden daha önce görememişti ki?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
'Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence,' dedi, bir şeyi ilk kez fark ederek. 'Ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Bir hayatta, evli olabilirim. Başka bir hayatta, tezgâhtarlık yapıyor olabilirim. Birlikte kahve içmeyi teklif eden tatlı bir adama peki demiş olabilirim. Başka bir hayatta, Kuzey Kutbu'nda araştırmalar yapan bir buzul bilimci olabilirim. Bambaşka bir hayatta, olimpiyat yüzme şampiyonu olabilirim. Kim bilir? Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü.'
Doğanın bir parçası olmak yaşama isteğinin de parçası olmaktı.
"Direnmeye gücüne sahip olanlar başkalarından farklı değildir," diyordu Nora. "Aradaki tek fark, onların aklında belli bir hedef olması ve o hedefe ulaşmaya kararlı olmalarıdır. Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. "Olmadığınız bir şeyi olmayı hedeflerseniz, başarısızlığa mahkumsunuz. Kendiniz olmayı hedefleyin. Kendiniz gibi bakmayı, davranmayı ve düşünmeyi hedefleyin. Kendinizin en sadık versiyonu olmayı hedefleyin. Kendiniz olma haline kucak açın."
'Çünkü Nora, bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.'