Masanın para kasasıydı bu adam, Boğaz’da iki yüz yıllık bir yalıda yaşıyordu, ayakkabısından takımına, saatinden gözlüğüne, üzerindeki her şey ben çok pahalıyım diye bağırıyordu. Ama görünüşünü biraz olsun düzeltme lüzumu duymamıştı hiç. Ali Tolga bunun sebebini bademlerle mesaisinden iyi biliyordu. Çirkin kalmak, hatta mümkünse daha da çirkinleşmek, böylece memleketin eski kibirli imtiyazlılarına karşı kanlı canlı birer intikam sebebi misali ortalıkta dolaşmak istiyorlardı. Lakin nefret ettikleri o imtiyazlılar olmadan da yapamıyorlardı. Onlardan onay bekliyorlar, onay bekledikleri için kendilerine kızıyorlar, kendilerine kızdıkları için daha da öfkeleniyorlardı. Onay verilince inanmayıp paranayokça kuşkulara kapılıyorlar, verilmeyince ayrımcılıktan, dışlanmaktan, küçümsenmekten şikayet ediyorlardı. Kültürel sermayenin parası neyse bastırılıp alınamamasına, sanatsal iktidarın mahkeme kararıyla kazanılamamasına hayret ediyorlardı. Ali Tolga üçte ikisi bademlerle geçen otuz senelik memuriyet hayatında daha neler görmüştü neler. Güzellikten hiç hazzetmiyorlardı mesela. Güzel olan her şey çirkinliklerini hatırlatıyordu onlara. Melez, karma, müstesna, yüksek, alçak, sade, renkli, tenha, kalabalık… Bunların hepsinden aynı anda nefret edebiliyorlardı. En ufak bir hiza ihlalinden dehşete düşüyorlardı. Ancak kapalı, boz,havasız, hantal, yekpare bir vasatta, sadece kendilerine benzeyenlerin hayatta kalabileceklerini biliyorlardı.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
Kendini aşağılama sanatında bir numara olduğunu düşünürdü. Önemsiz olduğuna inandığı “kendini aşağılama sanatı” kısmını atınca geriye “bir numara olmak” kalırdı! “Memuriyet sınavlarında en yüksek puanları alanlar” da “bir numara” olanlar değil mi? “Kendinizi ne sanıyorsunuz ki!?”
Sayfa 18 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2025
Roman Edebiyat Dünya Klasikleri
Reklam
O anda ne bileydim ki ben, Damat Ferit Paşa, Mustafa Kemal gibi büyük bir vatanseveri ve kahramanı İstanbul'dan uzaklaştırmak için bir memuriyet ihdas ediyor ve Mustafa Kemal de Anadolu'ya geçmek ve hemen milli ihtilale başla­mak için böyle bir memuriyeti fırsat ve nimet sayıyor.
Sayfa 13 - Mazhar Müfit Kansu·Kitabı okuyor
Alıntı
Ankara'da dayın yoktur Mamudo kurban niye doğdun?
Neticede şuna kanaat getirdim ki memuriyet almak için sade diploma kifayet etmiyor. Ayrıca tavsiye mektupları, selamlar da istiyorlar.
Hayata Dair
Hâkim Millet Kodu: Irk ve Kan
«Millet-i hâkime kodunu ırk ve kan üzerinden yeniden üreten Atsız'a göre Türk devletini Türkler yönetmelidir. Türk kanı taşımayanlar önemli görevlere gelmemeli, gelmiş olanlar tasfiye edilmelidir. Sığıntılara, yani kanı Türk olmayanlara, yabancılara, Türkümsülere, devşirme artıklarına memuriyet kapalıları kapatılmalı, özellikle de ordu ve millî eğitime sızmaları engellenmelidir.»
Sayfa 126 - Beşinci Bölüm - Elitler Arası Mücadele ve Irkçılık·Kitabı okudu
Reklam
Reklam