Neler duymak istiyorsun benden?
Çalışmayan köstekli saat, bacaksız çekirgeyim.
Yorgunum, dargınım, küskünüm;
Doydum yaşamaya, mecbur muyum yaş almaya?
İki sorunumuz var yanlış batılılaşma ve yalnızlaşma,
Sanırım ikincisine aşık oluyorum inceden,
Terk etmez beni, edemez de zaten!
Yalnızlık bırakırsa beni, yapayalnız kalırım sadece.
Oksijene savaş açacağız ansızın bir gece
Çünkü usandım mütemadiyen nefes almaktan,
Gece - gündüz, yedi - yirmi dört, sabah - akşam.
Daha neler duymak istiyorsun Helen?
Ölmeye meyilleniyorum, ölmeye bayılıyorum.
Bitkinim, yılgınım, kırgınım;
Akmayan bir nehir, karsız bir kış gibiyim.
Simsiyah saçlarında boğuluyorum,
Her zerrem mezar istiyor, ölüm kokuyorum.
İstifamı bırakmak istiyorum tozlu masasına hayatın,
Hâlâ ağzımda onca yıl aylak gezmelerin tadı.
Nasıl anlatsam bilemiyorum size yalnızlığı,
Daha da aşık oluyorum kumlar aşağıya dökülünce,
Yedi - yirmi dört, sabah - akşam, gündüz - gece.
Daha da neler duymak istiyorsun hâlen?
Kızıllıktan yoksun bir akşam, yıldızlara gebe,
Bat dünya bat, geberin yalnızlar geberin!
Gözlerime yasak Azrail'in ruhumu teslim alması,
Can yakan, firari, kör bir kurşunadır tüm hasretim.
Kızgınım, asabiyim, öfkeliyim;