şehre bir yağmur yağdı
ben ağladım
sevilirken ayrılmak mı kaldı bizanstan
oyun dolan yoktu gözlerde yalnızca ses
verilmiş sözler birdi edilen yeminler sıfır
eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
bir aşkım izlerini yok edecek
bir başka aşk sipariş edildi yeniden
bir şehre yağmur yağdı
ben ağladım
tam soruyordum:
“madem ölecektin,
niçin bu kadar güzeldin?”
peçetedeki balığı gördüm
ağlıyordu
niçin ağlar peçetedeki balık diye sordum
bir mendil niye kanarsa ondan* dedi Gürdal