Yürek bu, işte atıyor nasılsa,
bir çatı katının insafına sığınmış olsa da —
kapı, pencere menteşesi,
poyraz etkisiyle homurdanıp dururken,
çıplak ayaklar
duygu yoksunu bir zemini yokluyor.
Nafileydi çaba,
sağırdı o duvarlar.
Kapı kolu,
tek tutanağı,
ve o suskunluğu,
adımları bir içeri,
bir dışarı,
atılsa da ikircikle.
Penceredeki,
renksiz perdelerin
salınımıyla yine,
kendi içine
katlanırken,
harsız soba,
buzdan bir sac yığınıydı işte,
sokaksa,
akşam sofralarının kahkahasıyla
bir şenlik alanı.