Hazan ayrılığı,
saman aleviyle korkutup oyalıyor beni.
Sen , sımsıcak bir gülüşle
usulca ısıtıyorsun ruhumu.
Güzel.
Şimdi…
cıvıl cıvıl bir ilkbahar.
Adaklar kesildi.
Çelikten ettiğim yeminleri,
kaç kez yineledim
parmaklarım kan içinde.
Bir nehir olmak istedim .
akmak,
masmavi denizlerin ortasına.
Kopkoyu maviye…
Ama şimdi .
dalgalar boğmak istiyor beni.
Pes etmişim.
Kimin umurunda?
Derinlikler
gönlümü avutmak istedi
solgun bir ışıkla.
Oysa ben…
yine de tutunuyordum.
Deli miyim?