• Ey! Aşk gülü dikenler;nefret, kin ocağına
    Ey! Hâk mührü vuranlar, haksızlıklar çağına
    Ya toprağın koynuna, ya zindan kucağına
    Evlat, gardaş, arkadaş, eş verenler Merhaba.
    Abdurrahim Karakoç
    Sayfa 22 - Kadim Yayınları
  • Duygularınızı kabul edin. Obsesif düşüncelerimiz varsa onları kontrol etmeye ya da onlardan kurtulmaya çalışmamalıyız. Aksi takdirde daha yoğun hale gelirler. Zen ustası "Bir dalgadan diğer dalgayla kurtulmaya çalışırsak kendimizi sonsuz bir denizde buluruz," der. Duygularımızı biz yaratmayız, onlar bize gelirler ve onları kabul etmek zorundayız. İşin püf noktası onları hoş karşılamaktır. Morita duyguları havaya benzetir: onları göremez ya da kontrol edemeyiz. Onları sadece gözlemleyebiliriz. Bu konuyla ilgile genellikle Vietnamlı keşiş Thich Nhat Hanh'dan alıntı yapar: "Merhaba yalnızlık. Bugün nasılsın? Gel ve benimle otur. Seninle ilgileneceğim."
  • NARNİA, NARNIA UYAN!
    SEV, DÜŞÜN, KONUŞ. YÜRÜYEN AĞAÇ OL


    7 kitaplık bir serinin sonuna geldim ve bu macera da her kitabı benimle aynı anda bitirip başlayan Saf papatya ya benim nadide çiçeğime teşekkür ederim. Şimdi sıra yaşadığımız maceralarımıza geçelim ne dersiniz :)

    Büyümek..insanoğlunun en büyük merakı. Ah ah iyi ki içimdeki o küçük çocuğu kaybetmedim. Bunun için kendimi kitabı okuduğum sürece daha şanslı hissettim zira büyümek gibi bir derdi olanlar hikâyemizi anlayamacaklar.

    Narnia ihtişamlı aslanımızın bir şarkısı ile oluşan Narnia. C.Lewis önerdiği şekilde serinin okunma sıralaması şöyle;

    1) Büyücünün Yiğeni
    2) Aslan, Cadı Ve Dolap
    3)At Ve Çocuk
    4)Prens Caspian
    5)Şafak Yıldızının Yolculuğu
    6)Gümüş Sandalye
    7) Son Savaş

    Yolculuk sıralamamız böyleydi peki neler yaşadık burada hepsinden bir kuble anlatayım o halde.

    Polly ve Digory adlı iki çocuğun ingilterenin bir kentinde evlerinin altında bir geçit bulması ile olaylar başlar. Digorynin amcasının gizli odasına açılan bir kapıdır.

    Büyücü olan bu amca yeğeninin arkadaşını sihirli yüzüklerle farkli bir ülkeye gönderme deneyini yapar. Amcasının bu tutumu onu kızdırır ve arkadaşını kurtarmak için maceraya atılır.
    Gelişen olaylarda maceranin baş karekteri olan Aslanın dünyalar arasından geçiş yapıp Narnianın nasil kurulduğuna şahit olurlar.

    Ilerleyen kitaplarda Lucy, Edmund, Peter ve Susan isimli dört kardeş maceraya eklenir. Onların narniaya gittiği dönemde büyücünün yiğeni olan Digory adlı dostumuz yaşlı bir profesördür.

    At ve çocuk kitabımızda bu kahramanlarımızin adını duyacağız.
    Ve bu da serinin en sevdiğim biri kitaplarından oldu. Lewis ilk iki kitabında çocuksu bir yapı ile dünyayı anlatsa da 3. kitaptan sonra olaylar müthiş bir şekilde gelişiyor. Kraliyetler, Faunlar, Satirler, Su perileri ,cüceler, konuşan hayvanlar ve daha niceleri ile bezenmiş bir dünya sunuyor.

    Prens Caspian da ise tahtı elinden alınan Caspiana 4 kardeş yardım ederler. Tabi bu 4 kardeş narnianin kral ve kraliçesi olarak tarihe geçmiş kişiler ki dünyalar arası zaman farkından dolayı narniaya ilk adım attıkları yaşlarındadır.

    Şafak yıldızının yolculuğunda ise dünyaya sadece Lucy , Edmund ve onların kuzenleri gelir. Peter ve Susan gelemedi çünkü onlar büyümüşlerdi.

    Gümüş sandalyede ise kuzenleri ve onun arkadaşı yer alıyor. Son Savaş kitabında da serinin başından sonuna kadar gördüğümüz kahramanlarımıza tekrar merhaba diyoruz.

    Verdiği mesajlar açısından çocuk kitabı demek çok yanlış olur. Çünkü beni sarsan şu iki söz seriye farkli bir açıdan baktırıyor.

    "Ya bir gün dünyamızdaki, yurdumuzdaki insanlar, insan görünümü altında, aynı buradaki hayvanlar gibi için için vahşileşirse, kimin ne olduğu anlaşılmazsa ne olacak? Korkunç değil
    mi?"

    "Sen Âdem ve Havva’dan geliyorsun” dedi Aslan. “Bu, en fakir dilencinin bile başını dik tutmasını sağlayacak bir şeref"

    Evet kısaca yolculuğumuz böyleydi her sey bir şarkı ile başladı. Serinin başından sonuna kadar ara ara ama istisnasiz her kitapta gördüğümüz aslanın mucizeleri ile mutlu bir sonla bitti.

    Büyümeyin..Aslanı görmek ve o güzel diyara gitmek için içinizdeki güzel çocuğu kaybetmeyin. Kim bilir sizde bir kıyafet dolabı ile Narniaya geçiş yapıp kendinizi Lamba çoraklarından Narnia topraklarına adım atarken bulacaksınız.
  • Saat Mersin sularına kızıl kala
    Yine ayrılıyor yollarımız
    Seyhan küskün
    Yolun açık ola
    Merhaba ey sonsuz güzellik ve şiir
    Sözün aydınlık ola
    Belki yaralı ve yorgundur dilin
    imgelerin sıcaklık ola
  • Bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin

    İbrahim Tenekeci
  • Hande Altaylı bu kitabı ile bana gönlüme Merhaba dedi.
    Evimin hemen dibinde kültür merkezi var ve kültür merkezinin güzel mi güzel kocaman bir kütüphanesi. İşte orada gezerken görüp bir zamanlar adını çok duyduğum bu romanı alıp okumamla başladı her şey. Önce Hande Altaylı'nın kalemine sonra kitabın kurgusuna bayıla bayıla okudum.

    İlk önce karakterlere sonra ise hikayeye vuruldum.
    Bazı yerlerinde üzüldüm, yüreğim kırıldı. Bazı yerlerinde ise eğlendim, mutlu oldum.

    Narin'in yaşamak zorunda bırakıldığı o yıkık çocukluk dönemi,
    Moskof Recebin vurdum duymaz bencil babalığı,
    Kara Hatice'nin pısırıklığı, evlat sorumsuzluğu,
    Fuat karakterinin dengesiz, ne istediğini bilmeyen halleri...

    Yordu, kızdırdı,üzdü.
    Ama yine de okuttu, sevdirdi.

    Bir kitaptan beklediğim her şey vardı hemde fazlasıyla.
    İçine aldı beni götürdü uzaklara gezdirdi sonra birden küt diye olduğum yere bıraktı.

    Kahperengi kitabı diziye uyarlanıp Merhamet olmuş ama evinde tv bile olmayan bana dizi izlemek biraz fazla sanırım. Birde uyarlamaların başarısızlığı var ki bence hayallerimdeki gibi kal Narin ve ben hep seni hatırladıkça o burukluğu yaşamaya devam edeyim.