Büyük, yüce diye bir şey olmadığını sana söylemek istiyorum. Yaşam küçük şeylerden oluşur. Yani eğer sözde büyük şeylerle ilgilenirsen, yaşamı kaçırıyor olacaksın.
Yaşam bir fincan çayı yudumlamaktan, bir arkadaşla dedikodu yapmaktan
, sabah yürüyüşe çıkmaktan oluşur ama belli bir yere doğru değil, hedef yok, son yok; herhangi bir yerden geri dönebilirsin. Yaşam, sevdiğin birisi için yemek yapmaktan, kendin için yemek yapmaktan oluşur çünkü kendi bedenini de seviyorsun. Giysilerini yıkamaktan, yerleri silmekten, bahçeyi sulamaktan… Bu küçük şeylerden, bu küçücük şeylerden… Bir yabancıyla hiç işin olmayacağı hâlde, hiç gerek olmadığı hâlde, yine de bir yabancıya merhaba demekten oluşur.
Bir yabancıya merhaba diyebilen biri, bir çiçeğe, bir ağaca da merhaba diyebilir, kuşlara şarkı da söyleyebilir. Onlar sana her gün şakıyorlar ve sen onları hiç önemsemedin, günün birinde onların çağrısına cevap vermelisin. Sadece küçük şeyler, küçücük şeyler…
Her şeyin annesi sensin fırından gelen koku
Bir merhaba gönder bana, suratıma kan gelsin
Çıkmak için bu kırılgan yokuşu
Aferin benim oğluma, Allah rahatlık versin
Diyecek kimsem yok, bir ödeşme mi yoksa bu.
Merhaba bu benim ilk postum. Hatta bu benim galiba internet üzerinden paylaştığım ilk yazım. Bir takım düşüncelerle boğuşuyorum buraya yazarken, bunu yapmamın bana hiçbir katkısı olmayacağı, kimsenin