Git, sarıl, ne kadar üzgün olduğunu söyle, sonra vedalaş. Yok, nerede… İlla duygusal bir sahne yaratacağım, illa kendime zırnık koklatmadığım o sonsuz şefkatimle birine iyi geleceğim, illa kendimi gerekli hissedeceğim. Yok “Ben yanındayım”lar, yok “Merak etme ben hallederim”ler. Bir kez daha ayarsız sevencenliğimin kurbanıyım. Merhametim batsın.
onu sevmesem, merhametim de bu kadar yoğun olmazdı. Aslında, ifşaattan kavgaya giden bu ritmik salınımda (ki birbirini izleyen zıt hareketlerle, bizi bir insana sıkıca bağlayan, hiç çözülmeyecek bir düğüm oluşturmanın en güvenilir, en etkin ve tehlikeli yoludur)