60'ların sonlarındaki ve 70'lerin başlarındaki feminist aktivistler, biz kadınların 90'larda üremeye dair haklarla ilgili bir mücadele yürütmek zorunda kalacağımızı tahayyül edemezlerdi. Feminist hareket, görece az risk içeren doğum kontrol yöntemlerini kabul ettirmenin yanı sıra, güvenli ve yasal kürtaj hakkını kazandıran bir kültürel devrim gerçekleştirdikten sonra, kadınlar bu haklarının bir daha sorgulanmayacağını düşündü. Örgütlü, radikal feminist kitle tabanlı politik hareketin bitmesi, dini köktenci biçimde yorumlayan örgütlü sağ kanat politik cephenin anti-feminist tavrıyla birleşince, kürtaj yeniden siyasi gündeme sokuldu. Kadınların seçim yapma hakkı artık sorgulanır hale gelmişti.
Kitap çok güzel ilerliyor ancak çeviri hiç güzel değil, bu da yetmez gibi her sayfada sayısız yazım hatası var. Bunlar okuma zevkini bozan durumlar maalesef benim için. Dolayısıyla her ne kadar kitabı merak etsem de yarım bırakma kararı aldım.