Dünyanın sınırındaydım. Önümde, yaratılmadan var olanın uçsuz bucaksız çukuru. Yaratılan her şey arkamdaydı. Evren arkamda kalmış, bütün ağırlığıyla beni dipsiz uçuruma itiyordu.
"Hekimlerin hasta olduğu aklınıza hiç gelmiyor mu? Kısacık bir ömrümüz olduğunu, hepimizin öleceğini biliyoruz ama hekimler, ölümü düşünüyorsanız, birtakım bunalımlar geçiriyorsanız, kaçıksınız diyorlar. Asıl onları alıp akıl hastanesine kapatmalı. Benim bunları düşünmem normal. Anormal olan, onlar."
Gazeteyi her zamanki gibi elime aldım. Cinayetler, savaşlar, suçlar, küçük duyurular, sinema haberleri: Hiçbir şey yok. Nasıl oluyor da bu hiçbir şey bu kadar ağır gelebilir? Ve nasıl olur da bu ağırlık aynı zamanda böylesine hafif olabilirdi?