Evet, varoluş, dünya, insanlar, bütün bunlar hayaletleri andırıyor. Temel şeyler bütün bunların dışında, duvarın ötesindedir. Yeryüzüne atılmış olmak darlığın, sıkıntının ta kendisidir.
Daha ölmemiş bir ölü, yaşamayan bir canlı. Sınırsız bir çölde, yapayalnız biri. Ya da, tam tersine, çok yüksek duvarlarla çevrili, tepede kurşuni bir ışığı bulunan bir hücreye kapatılmış, tek satır okuyamayan biri.